İbrahim

İbrahim
@Ibrahimtasel
526 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
Puan vermedi·160 syf.··
2026 20. kitabı
Gerçek bir hikaye … Savaşın, savaşların canlılar üzerinde bıraktığı o tarifsiz duygular dehşet, korku,acımasızlık, sefalet, açlık, kıyım ve göç aklınıza gelebilecek bütün olumsuzluklar… Her savaş filminde, hikayesinde gördüğünüz, duyduğunuz, okuduğunuz vahşeti bu kitapta bir kez daha tanık olacaksınız. Umutlu günler diliyorum sevgili Tijan.
Saraybosna RadyosuTijan Sila · Siren Yayınları · 2025719 okunma
Reklam
Puan vermedi·376 syf.··
2026 19. kitabı
Dostoyevski ölüler evi tanımlamasında bir cezaevinden bahseder. Belki herkesin içinden bir matem evi geçiyordur ama değil. Hemen hemen her yazarın bir sürgün hayatı olmuştur ( özellikle geçmiş zamanlarda)ve bu sürgün hayatını kaleme alırken sürgün demiştir veya benzer bir ifade kullanmıştır ama Dostoyevski kendi sürgün yıllarını “ ölüler evinden anılar” başlığıyla Aleksander Petroviç üzerinden anlatır. Yazar Sibirya’ya cezasını çekmek üzere cezaevine gönderilir. Cezaevinde bulunduğu süre içerisinde, farklı suçlarla ceza verilen onlarca kişiyle tanışır ve tanıştığı bu kişileri gözlemleyerek müthiş karakter analizleri yapmaktadır ve kişilerin işlediği suçları da anlatır. Analizleri yanında içerideki koşulları, dış dünyayı ve yalnızlık üzerinde çok güzel betimlemelerde bulunuyor. Yazar cezasını bitirir ve prangalarının çıkarılması esnasında şöyle diyor “ Zincirlerim düştü. Eğilip kaldırdım. Elime alıp son bir kez bakmak istiyordum. Daha biraz önce bunların ayaklarımda olduğuna şaşıyordum.” Prangalar üzerinde yıllarca kalıp, engellediği halde bu duruma alışmıştı çünkü kendisi şu ifadeyi öncesinde kullanmıştı “İnsan her şeye uyum sağlayabilen ilginç bir yaratıktır.” #sürgün
Ölüler Evinden AnılarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202518,6bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 10. kitabı
Asıl konu ne kadar aşk olsa da aslında eser bir direnişin, sabrın, mücadelenin sonucunda özgürlüğe uzanan bir yolculugu anlatmaktadır. Kitapta Stockholm’un geçmesi beni çok mutlu etti. Tıpkı kitapta anlattığı sorunlardan dolayı stockholm dünyanın her tarafından bir çok yazarın durağı olmuştur bu yüzden stocholm benim için her zaman büyük bir anlam kazanmıştır.
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518bin okunma
10/10
·508 syf.··
2026 7. kitabı
Yaşar Kemal bizlere hep bir arada yaşamanın önemini vurgulamıştır. Savaşların, nefretin, ırkçılığın ve toplumsal düzeni bozan her türlü yapının önüne geçmeye çalışmıştır. Birlik olmanın, bir olmanın yolunu göstermek adına bizleri hep destansı hikayeleriyle ,anlatılarıyla baş başa bırakmıştır. Haksızlığın olduğu her yere giderken bizi duygularımızla beraber götürmüştür. Bizleri derinden etkileyebilmek ve vicdanımızla hareket etmemiz için her türlü edebi yola başvurmuştur Bir ada hikayesinin ikinci serisi ; karıncanın su içtiği. Yine Yaşar Kemal yine Anadolu Bitmiş bir savaşı ve sonrasında mübadelenin anlatıldığı bir eser. Yaşar Kemal’in en iyi romanlarından biri olduğunu düşünüyorum. Savaş olmuş bitmiş ama geriye çok büyük acılar bırakmıştır bu acının yanında karınca adasında yaşayan insanlar mübadele kararıyla topraklarından olmuş ada bomboş kalmıştır. Bu ada savaştan dolayı evini ailesini her şeyini kaybeden insanların yeni adresi olacaktır. Adanın nüfusu zamanla artıyor ve üstelik nüfusu oluşturan insanların kimlikleri, dini inanışları farklı kesimlerden oluşuyor tam anlamıyla bir hoşgörü adası oluyor. Bu adanın birlik ve beraberliğe ne kimlik ne dini inanış ne de başka bir farklılık önüne geçebiliyor. Eserin 491 sayfasında şöyle geçiyor “ …ben bir günün, bir saniyenin bir ömür olduğunu öğrendim. Bir ömrün sonsuz olduğunu da öğrendim.” Bu sonsuz ömürün Yaşar Kemal’e ait olduğunu düşünüyorum.
Karıncanın Su İçtiğiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20235bin okunma
10/10
·160 syf.··
2026 2. kitabı
İnsanım diyebiliyorsan, dünyanın herhangi bir yerinde dili, dini, ırkı, rengi farketmeksizin zulme,soykırıma uğrayan her kimse için huzursuzluk duymalısın… Yazar Mezopotamya’da, Mardin’de, şengal dağında yok edilmeye çalışılan ezidi halkını kaleme almış. Mardinli Hüseyin ve ezidili meleknazı hikayeye alan gazeteci İbrahim içinizi öyle bir huzursuz ediyor ki uykularınız kaçıyor, iştahınız kesiliyor, vücudunuz kaskatı kesiliyor, ağlamaklı ağlamaklı hikayeyi okuyorsunuz. Zaten bu hikayede içiniz titremeli, ‘huzursuz’ olmalı… Okuyun biraz huzurunuz kaçsın, birazda tadınız kaçsın. Ne diyordu YAŞAR KEMAL “ savaşı icat eden, görmesin cennet.” Ekliyorum; savaşı icat eden, zulüm eden, insanları yerinden eden, soykirima sebeb olan görmesin cennet…
HuzursuzlukZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 2021117,5bin okunma
Reklam