Hayalgücüm benim şansımdı, hücremdeki daracık penceremdi, ışığımdı. Onu kaybetmek, kendimi kaybetmek olurdu.
Kendimi ömür boyu gerçekliğin içine kapatılmış bir halde bulmak, bundan hiç kaçamamak.
Benim için cümleler duvarlar gibiydi. Onların yığma taştan olmasını istiyordum.
Asla karşı karşıya gelmemiş, birbirleriyle toslaşan kelimeler, bu çarpışmadan çakmaktaşı misali kıvılcımlar yükselir.
Mizah benim için, kontrollü bir kaçış yolu, bir ağrı kesici, dayanılmaz olana bir meydan okuma, sol gösterip sağ vurma, iki tarafı keskin bir bıçak, bir deterjandı.