O halde iki şeyi kaldıralım; hem gelecek korkusunu hem de eski felaketlerin anısını. Biri beni ilgilendirmiyor artık, öteki ise daha başıma gelmemiştir. Böyle güç durumlardayken insan şöyle demeli:
"Gün olur belki tatlı tatlı anarsınız bunları."
Vergilius
"Bu ağlayıp sızlamalar, bu aşırı ağıtlar nereden geliyor?" diye soruyorsun bana. Kaybettiğimiz sevgimizin delilini gözyaşlarımızda arıyoruz; acıya kapılmıyoruz, acımızı sergiliyoruz.
Gizlenmek, insanların gözünden kulağından kaçınmak neye yarar? Rahat bir vicdan, milleti toplar başına; vicdanı rahat olmayan, ıssız yerlerde bile endişeli, kuşkuludur. Yaptığın işler şerefliyse, varsın herkes bilsin neye yarar, değil mi ki sen biliyorsun! Bu tanığı hor görüyorsun yazık sana!
Bugününe el koyarsan, daha az bağlı kalacaksın yarına. Böyledir bu iş: yaşamak ertelendi mi, hızla akar geçer. Her şey yabancıdır bize. Lucilius, bizim olan bir tek şey var: zaman. Doğa, yalnız bunu, bir tek bu kaçıcı ve kaygan şeyi vermiş bize; ama onu da her isteyen alıyor bizden.