O dönemde Osmanlı genelkurmay istihbarat başkanı olan Kazım Karabekir ise doğuda bir harekat planladığını anlayıp karşı çıkmış ve bunu hava şartları dahil tüm gerekçeleriyle Enver Paşa’ya anlatmıştı. Enver Paşa’nın Sarıkamış hücum planını anlattığı amcası ünlü ittihatçı Halil Paşa’da “imkansız. Yapma!” demişti. Enver Paşa 11 Ocak 1915’te dönüşü sırasında Ulukışla tren istasyonuna çağırdığı amcasına, “kuvvet-i külliye (bütün kuvvet) mahvoldu” diyerek faciaya itiraf etmişti.
Moskova askeri Müzesi’nde bir yazının sonlarında şöyle yazar; Allahuekber Dağları’ndaki Türk müfrezesini esir alamadık bizden çok evvel Allah’larına teslim olmuşlar. 24.12.1914 perşembe
Enver Bey’e gelince; o daha önce de işaret ettiğimiz gibi, kendini bütünüyle teraziye atan adamdır o artık ya hep ya hiç olacaktır. O bir ihtiras adamıdır.
II. Meşrutiyet’in ilan edildiği 1908’den beri ülkeyi yönetmek isteyen İttihat ve Terakki cemiyeti 1909’daki 31 Mart olayının bastırılmasından ve II. Abdülhamid’in tahttan indirilmesinden sonra iktidara yerleşmeye başladı.
Mahmut Şevket Paşa yayımladığı ilk bildiriyle subayların siyasete girmemelerini ve ordunun bu müdahaleye herhangi bir siyasal akımı kollamak veya bir Siyasal akımı egemen kılmak için yapmadığını duyurmuştu. Paşa’nın bu tavrı başta Enver Bey olmak üzere İttihat ve Terakkiye üye subayları rahatsız etmişti.