Görkem hanım

Üstâd Mustafa Sibâi, davetçi/ulemayı bahara benzetmiştir. Şöyle der: "Geçmişte davetçi/ulema, bahar gibi insanlara haz verirdi. Hastalar onları görünce iyileşirler, fakirler onlarla teselli bulurlardı."
Sayfa 205·Kitabı okudu
Reklam
Allah Teâla davetçilere yardım için kainatı musahhar eder.
Sayfa 217·Kitabı okudu
Musa (a.s.), Firavun'dan kaçıp Medyen kentine yapayalnız , garip, korku içinde, aç ve susuz olarak sığındığı zaman şöyle demişti: "Ya Rabb! Yapayalnızım, hastayım ve yabancıyım." Ona şöyle seslenilmişti: "Ey Musa, yalnız kimse, benim gibi bir arkadaşı olmayana denir. Hasta ise doktoru olmayan kimsedir. Garip de benimle arasında ilişki bulunmayan kimsedir."
Sayfa 223·Kitabı okudu
Allah'ı tanıyan biri hiçbir şeyden kaçmaz, korkmaz.
"Minnet Allah'adır." yazmaktadır. Bu yazıyla Selçuklular, yaptırmış oldukları bir kervansarayda insanları ağırlarken; kendilerinden ziyade Allah'a minnet edilmesi gerektiğini hatırlatmaktadırlar.
Reklam