"Gerçek veda, yavaş yavaş, sessizce gerçekleşir. Kendine iyi bak, görüşürüz, arkadaş kalalım gibi sözler asla dile gelmez. Çünkü iki insan, farkında olmadan, usulca ve adım adım birbirinden uzaklaşır. Sanki birinin diğerine hiçbir şey söyleme gerekliliği yokmuş gibi. Oysa ki her an, bir şekilde, iki insan birbirinden kopar. Bu kopuşun içinde söylenmeyen, görünmeyen bir şeyler vardır. Belki de en acısı, gerçek vedanın asla bir noktada arkadaş olarak kalmaya izin vermemesiyle ortaya çıkar. İnsanlar birbirlerinden uzaklaşırken, her şey sessizce ama derin bir şekilde değişir. Bir şeyler kopar, ama çoğu zaman fark etmeden. İçinde bulunduğun anı kaybetmeden, gidenin ne olduğunu ya da neyin eksik olduğunu anlamadan. Çünkü bu tür vedalar, göz göre göre gerçekleşen kopuşlardır. Ne kadar çabalarla, ne kadar kırılgan umutlarla devam etmeye çalışsan da, sonunda bir şeyler kaybolur ve bir başka şey yerine konamaz."