Eren lütfen... Evine geri dön. Eren, senin yaptığın şey hakkında en ufak bir fikrin var mı? Sen sivilleri öldürdün, hatta çocukları. Artık... Bunun telafisi mümkün değil.
Ben okyanusun öteki tarafındaki her şeyi düşmanım olarak görüyordum. Sonra okyanusu aştım. Düşmanımla aynı çatı altında kaldım. Düşmanlarımla aynı yemekleri yedim. Tabii ki sinir bozucu tipler de vardı. Ama iyi insanlar da vardı. Okyanusun dışında, bu duvarların içinde bizler aynıyız.
Buraya geldiğimden beri her gün düşünüyorum. İşler nasıl bu hale geldi acaba diye... Ruhu ve bedeni mahvolmuş... Özgürlüğü çalınmış... Benliklerini dahi kaybetmiş insanlar... Bu şekilde sonlanacağını bilse kim savaşa gitmek isterdi ki? Ama hepimiz bir "şey" tarafından bu işin içine çekildik ve cehenneme ayak bastık. Çoğumuz için o "şey" kendi irademiz değildi. Diğer insanlar ve çevremiz tarafından buna zorlandık. Lakin, kendini bilerek bu işin içine itenlerin gördüğü cehennem daha farklıdır. Onlar cehennemin ötesinde var olan şeyler görürler. Bu belki umut da olabilir, hatta belki başka bir cehennem de. Hangisinin olduğunu bilemem. Bunu durmadan ilerleyen insanlardan başka kimse bilemez.