Onlar ne sağcı ne solcu, ne ülkücü ne sanatçı, ne de...,ne de. Yanlışlıkla bir şey olmuşlar. Ayaklarının kokusunda bile bu şey var. Sıradanlık, ödleklik, kötülük mayasıyla doldurulmuş topluluklar. Onlar için komik bir duyguyu ifade etmek bile çok zor. Önlerinde ne varsa onunla savaşıyorlar. Seçmiyorlar, düşünmüyorlar, elemiyorlar, sevmiyorlar, görmüyorlar. Sadece yalan ve yavan olanı estetize ediyorlar. Temkinli hayaller kuruyorlar. Buna gerçeklik ismini takmışlar. Ama rengi bozuk bir sürahi kadar gerçekler. Varlığı dışında hiçbir anlam taşımayan boş vitrin sürahileri.