Suskunluğu hem mecburiyettendi hem de korunma amaçlı, üstelik onu olduğunu bildiğinden ilginç ve gizemli göstermek gibi bir faydası da vardı. "Sen de anlatsana Jude" diye soranlar olmuştu dönemin başında, fakat o zamana kadar da omuz silkip "Aman, anlatılacak bir şey yok" demeyi öğrenmişti; hızlı öğrenirdi. Bu bahaneyi hiç uzatmadan kabullenmelerine şaşırmış ama uğraştırmamalarından rahatlamış, benmerkezciliklerine şükran duymuştu. Hiçbiri başkasının hikâyesini dinlemek istemiyordu zaten, kendilerininkini anlatmak istiyorlardı.
Sayfa 115 - Doğan Kitap, 33. Baskı