... başkalarının benim için aşılmaz bir dağın, hatta kuşkusuz içinde yerleşebileceğim bir dünyanın boyutlarını edinen o çakıl taşına hiç aldırmaksızın yanımdan geçip gitmelerine şaşıyordum.
...hep aynı burunla, aynı kaşlar, aynı kulaklarla, aynı eller, aynı bacaklarla yaşadıktan sonra, bunların kusurlu olduklarının ayrımına varmak için bir karım olmasını beklemek zorunda kalışıma, bu gerçeğe çok büyük, olağanüstü bir önem veriyordum.