Agırî

İslâm yaşandığı sürece güç verir
İslâm'a uygun olmayan şeylerden vazgeçmek çok zor olma-dı. Babam alışkanlık olarak domuz eti yemezdi, bu yüzden ben de yemiyordum ve uzun zamandır bara da gitmiyordum. Sa-dece arada sırada bir alkol alıyordum. İsmimi değiştirmedim, çünkü bu insanların benim İngiliz olduğum halde Müslüman olabildiğimi, İngilizlerin de Müslüman olabileceğini görebil-melerini sağlıyordu. Şimdi tasavvuf ile ilgileniyorum ve bu konuda birkaç in-sanla konuşup bir iki kitap edindim. Bir arkadaşım beni Fad-lullah Hayri ile tanıştırdı. Onun grubundan birkaç kişi ile ar-kadaşlık kurdum. Dua ettiğim zaman sanki Tanrı ile bir araya geliyorum. İba-det etmenin beni rahatsızlık veren şeylerden uzaklaştırdığını, manevi olarak huzur verdiğini, beni yenilediğini hissediyorum. Yaşadığım toplum göz önüne alınırsa inanılmaz ahlâkî de-ğerlere sahip olduğumu söyleyebilirim. Ama İslâmî bir toplu-ma göre günahkâr bir insan sayılabilirim. Yine de günahkâr olmadığımı düşünmeye çalışıyorum ve bu bana güç veriyor
Reklam
İslâm huzurun yegane kaynağıdır
İslâm'dan önce ahlâkî değerler olarak neredeyse şu anki gibiydim, ama şimdi daha huzurluyum. Sürekli bir şeylerin arayışı içindeydim; fakat ne aradığımı bilmiyordum. Evet, sev-diğim bir işim, her istediğimi yapabilecek kadar param vardı: ancak birçok Batılı insan gibi ben de mutlu değildim.
Duygu ve Düşünce
Mümin tevazu sahibi olmak zorunda
İslam'da tevazu (alçakgönüllülük) sahibi olmak, Kur'an ve Sünnet ile teşvik edilen, kibrin haram kılınması nedeniyle zorunlu görülen temel bir ahlaki yükümlülüktür. Allah'a ve insanlara karşı kibirlenmemek, "Rahmân'ın has kulları"nın en önemli özelliği olarak tanımlanır. Tevazu, Allah'a kul olma bilincinin bir yansımasıdır. Tevazu ile ilgili öne çıkan hususlar şunlardır: Kibrin Yasaklanması: Kalbinde zerre kadar kibir bulunanın cennete giremeyeceği hadisi, tevazunun önemini vurgular. Kur'an ve Sünnet Emri: "Yeryüzünde böbürlenerek yürüme" (Lokmân, 31/18) ve "Kendini beğenip övme" (Necm, 53/32) ayetleri doğrudan tevazuyu emreder. İzâfî Tevazu: Gerçek tevazu, kibirlenmemek ve insanları küçük görmemektir. Ancak, İslam'da müminin onurunu koruması (izzet-i nefis) esas olduğundan, şahsiyeti alçaltacak aşırı tevazu onaylanmaz. Örnek davranış: Hz. Peygamber (s.a.v.), hayatı boyunca tevazunun en güzel örneğini sergilemiştir. Özetle, tevazu göstermek doğrudan "farz" kelimesiyle sınıflandırılmasa da, kibrin haram olması ve tevazunun Kur'an'da "Rahmân'ın kullarının vasfı" olarak emredilmesi (Furkan, 25/63), onu İslami ahlakın en temel yükümlülüklerinden biri yapar.
Duygu ve Düşünce
...müslümansanız, sınırlarınızın olması gerekir...
İslâm dininin benim için en çekici tarafı her şeyden önce insanlar arasındaki samimiyeti tesis etmesidir. İslâm dininde beni hoşnut eden en önemli şey, beni bazı amaçlar doğrultusunda yönlendirmesidir. Şimdiyle kıyasladığımda daha önceki hayatımda hiçbir amacımın olmadığını görüyorum. Bu, İslâmin en büyük farklılıklarından biridir. ...müslümansanız, sınırlarınızın olması gerekir...
1000Kitap