Önemli olan iman sahibi olmak değil, müstakim yani doğru iman sahibi olmaktır. Doğru imana sahip olmanın yolu da ilim sahibi olmaktan geçer. Taklide öykünen zihin yapısını, tahkiki önceleyen bir zihne dönüştürmedikçe dünya ve ahiret güzelliğini gerçekleştirmemize imkan yoktur.
Geçmişteki olay ve olguları doğru değerlendirecek, dolaşık düğümleri çözebilecek ve geleceğe yol yöntem gösterebilecek bir Müslüman zihni inşa etmeliyiz.
Geleneksel Müslüman zihni, ilkelerle değil ayrıntılarla, nedenlerle değil sonuçlarla uğraşmaktadır. Daha doğrusu ayrıntılarda kaybolmaktadır. Müslüman bireyi geliştirecek ve değiştirecek rasyonel Müslüman yerine, duyguları ile hareket eden ve kusuru başkalarında arayan, siyasi düşünen ve bunu din sanan ve İslam’ın değerlerini aşındıran reaksiyoner Müslüman tipi ortaya çıkmıştır. Başkalarına sorumluluklarını anımsatmaktan, kendi sorumluluğunu yerine getirmeyi düşünemeyen bir zihin dünyasına sahibiz. Bu zihin yapısını değiştirmek zorundayız.