K. H. K.

K. H. K.
@KKarakus
15 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı
Sanki betonun üstünde değil, mutsuzluğun soğuk dili üze rinde oturuyordu. O soğuk dilin etrafında buz sarkıtları gibi dişler vardı ve Gustav'ın her yerine batıyorlardı. Ağlamak istiyor ama ağlamanın ona bir çözüm bulamayacağını biliyordu. Gülmek istiyor ama hiçbir kahkahanın kafasının içindeki sesleri bastıramayacağını biliyordu. Yürümek istiyor ama hiçbir yolun onu Typhaine'ye götürmeyeceğini biliyordu. Uçma k istiyor ama hiçbir gökyüzünün kendisini kanatsız kabul etmeyeceğini biliyordu. Konuşmak istiyor ama ağzını açmadan içindekileri nasıl dökebileceğini bilmiyordu. Yazmak istiyor ama anlatacaklarına bu kağıtların yetip yetmeyeceğini bilmiyordu. Ölmek istiyor ama şimdi ölürse anlatmak istediklerinin yarım kalacağını biliyordu. Yaşamak istiyor ama bunun için kendine uygun bir ya şam bulamıyordu, hiç kimsenin yaşamında gözü olmadığı gibi, seçme şansı olsa bile seçilecek bir hayat olmadığını biliyordu
Sayfa 271·Kitabı okudu
Reklam
Sen ufukta, bu sesleri doğuran yersin. Güneş senin içinden geçip başlatıyor günü. Onun ışığın da bile senin seslenişinin rengi var. Bana sanki insanların olmadıkları bir yerden sesleniyorsun. Bana sanki Tanrı'nın diliyle sesleniyorsun. Biliyor musun ancak onun sesini duymak bu kadar heyecanlandırabilirdi beni. Senin seslenişlerin bir ölüyü bile hayatta tutar sevgilim; yaşayan birini öldürür. Bana bunu daha çok söyle sevgilim. Senin kalbinim. Kalbinim değil mi?
Sayfa 267·Kitabı okudu
Herkes, aynı şeyleri yaşıyor, aynı şeyleri hissediyor, aynı şeyleri yaşatıyor, aynı şeylerden hoşlanıyor, aynı şeyleri giyiyor, aynı şeyleri yiyor, aynı şeyleri dinliyor, aynı dili konuşuyor, aynı şekilde sevişiyor, aynı şekilde öpüşüyor, aynı şekilde doğuruyor, aynı şekilde yıkanıyor, aynı şekilde okuyor, aynı şekilde yazıyor, aynı şekilde esniyor, aynı şekilde yürüyor, aynı şekilde gülüyor, aynı şekilde bakıyordu ... Hayatlarına giren herkes, onlar aynı şeyleri yapmakta ısrar ettikleri için, diğer herkese benziyordu
Sayfa 265·Kitabı okudu
Böyle anlarda belki uyanık adam gibi çok hızlı koşanlara karşı diretmemek gerekir. Böyle, düşüncelerin insanın her yeri ne dolduğu, ciğerlerine bile dolarak nefes almasını engellediği, gözlerine duvar örerek kapanmalarını ve uykuyu engellediği, ağzına dolarak anlamsız cümleler halinde dökülüp insanı rezil ettiği, ayaklarına dolarak insanı hiç bilmediği yerlere doğru bir yolculuğa çıkardığı anlarda; belki de insanın kendi kaderini kendisinin yazmakta ısrar etmemesi ve kötü ve öldürücü ve tiksinç bile olsa kalemi bir müddet, en azından aklı aydınlanıncaya kadar başkalarına ödünç vermesi gerekir. Belki ne tür geçici bir çılgınlık yaşanıyor olursa olsun, yanlıştır kaderini başkasının ellerine teslim etmek. Ama delirmeden önce öyle anlar yaşanır ki deliren kişi kendi kaderini tanıyamaz hale gelir. Artık olacakların, olmuş olanların ve oluyor olanların birbirinden hiçbir farkı yoktur. Kaderlerini tanımayanların, hayatlarını adadıkları kişilerin de birbirlerinden hiçbir farkı yoktur.
Sayfa 256·Kitabı okudu