Etkileyici bir kitaptı.
Ben bu kitaba yönelik oluşturulmuş “A Dowry of Blood by S.T. Gibson” çalma listesini dinleyerek okudum size de öyle okumanızı şiddettle tavsiye ediyorum etkileyiciliği 2 katına çıkıyor.
Yazım dili harikaydı zaten en sevdiğim karanlık bir masal okuyormuşum gibi hissettirdi içine çekiyordu.
Konu itibariyle Dracula ve Gelinlerini anlatsa da ben günümüzden de izler buldum. Constanta, Magdalena ve Alexei Dracula’dan hem nefret ettikleri hem de onsuz yaşayamayacaklarını düşündükleri korkunç bir girdaba hapsolmuşlar. Dracula onları öyle bir manipüle etmiş, kendine öyle bir bağlamış ki üçü de sürekli onun histeri krizleri ve diğer saçmalıklarını alttan altmak zorundaymış gibi hissediyorlar. Bu arada onları da çok iyi anladım yazarımız harika geçirdi duyguları. Üçünün de başa çıkma yöntemi farklı Constanta onun kontrolden çıktığı zamanlarda görünmez olmaya çalışıyor, Magdalena ise sırnaşıp pohpohluyor. Fakat Alexei’nin daha farklı bir tutumu var. Neyse spoiler vermeyeyim şimdi. Kitap zaten fazla uzun değil
Bu arada biraz rahatsız ediciydi kitaptaki bazı sahneler benim için. Hani ne oluyor şu an dedim yani. Yaşı küçük okurlar için kesinlikle uygun değil ancak böyle karanlık kitaplara alışıksanız tavsiye ediyorum. Yazım dili türdeki diğer kitaplara kıyasla kat kat iyi ve çarpıcıydı. Sevgiler<3