Bu dünyada her şey karşılıklıdır. İnsanlar Tanrı önünde eşittir ama hayattan zekaları, becerileri, azimleri ve kazanma hırslarını uygun olarak pay alırlar. Bu yüzden mutlak eşitlik yoktur. Zaten 'vermek' kelimesi insanoğlunun yapısına uygun değildir. Hiçkimse kimseye bir şey vermemeli. Herkes kazanmalı.
Kelimeler insanların anlaşmasını sağlayan vasıtalar olduğuna göre, eğer bu kelimelerin anlamları üzerinde anlaşma olmazsa kimsenin kimseyi anlamayacağı meydandadır.