Sahi iki güne kalmaz ölür müyüm ? Ne güzel. Oradan sana ne getirmemi istersin ? Hadi utanma , söyle. Ben gittiğim hiçbir yerden boş dönmem. Bir keresinde Sivas 'tan tabutla dönmüştüm. Kaç kişi dönmüştük hatırlamıyorum ama içlerinden biri benim sarı oğlumdu. Yanarak ölmüş , küle dönmüş , sarısı kapkara, yirmi yaşında akıllı mı akıllı bir oğlan. Onunla birlikte şarkıları da yanmıs öyle söylediydi avukat.
Sizi bir gün öldüreceğimin farkında mısınız bu arada ? Sevgimden veya kıskançlığımdan değil ama..Sadece sizi bazen yutmak istediğimden öldüreceğim. Ah gülüyorsunuz...
Bana neden kızılmayacağını da biliyorsunuz: Basbayağı deliyim çünkü. Aslında bana ne, isterseniz kızın. Yukarıda, odamda tırnaklarımı kemirmeye başlamak için sadece elbisenizin hışırtısını hatırlayıp gözümde canlandırmak bile bana yeter.
Her yerde siz varsınız , geri kalanı umrumda değil.Sizi nasıl , neden sevdiğimi bilmiyorum.Yüzünüzün güzel olup olmadığını bile bilmiyorum, düşünebiliyor musunuz ?