Sukûnet profil resmi
Sukûnet kapak resmi
.

Şairlik neyime benim!
Hak etmediğim bir ünvanı, kenara koyarım.

.
Bursa
Şiir, 18 Şubat 1983
686 okur puanı
22 Mar 22:17 tarihinde katıldı.
.

Şairlik neyime benim!
Hak etmediğim bir ünvanı, kenara koyarım.

.
Bursa
Şiir, 18 Şubat 1983
686 okur puanı
22 Mar 22:17 tarihinde katıldı.
  • Sukûnet tekrar paylaştı.
    "Çöl bedevi'ye mahkum, bedevi çöle."
    Kadimce
  • Özlemeyi unuttuğunu unutturur, unutulmaz dediğimiz unuttuklarımız...
    Bakmışsın ki; geride ne hayal kalmış ne de, hayallerin kırıntılarında, kıvrılmışsın, duvar dibinde.
    Kadimce
  • Sukûnet tekrar paylaştı.
    Eskişehir Kitap Fuarı
    Hasan Karataş
    İmza Günü
    Tarih : 15.12.2018
    Saat : 14.00 - 16.00
    Yer : Eskişehir Ticaret Odası - Tüyap Fuar Merkezi
  • "Bir kadın gibisin, İstanbul!

    Bazen savrulsanda, güzelliğinden ve de zerafetinden hiçbir şey eksilmiyor..."
    Kadimce
  • Sukûnet tekrar paylaştı.
    İçimde sen, dışımda gülücükler...
    Kışı bilmem ama, bırakın baharda uyuyayım.

    Sevmelerim, hep böyle sevişmeli,
    Ziyadesiyle anlamalıyım, kalp atışlarımı.

    Ne gidebilmeliyim uzaklara, sensiz,
    Ne vapurları seyretmeliyim çaresiz.

    Varmısın acaba, benimle nefes almaya, dost.
    Yüreğin o kadar kuvvetlimi? Sevmelere...

    Bir hayran bakıyorum yine sana, aniden,
    Beklenmedik gitmezsin ya, kış getirmeden, uyut.
    Kadim TATAROĞLU
  • Sukûnet tekrar paylaştı.
    Her şey de kusursuzmuş gibi yaşayıp kusurlarımızı da öyle görmezden gelebiliyoruz ki, bir ben melek, herkes şeytan diye baktığımız hayatın bir sonraki zaman dilimlerinde görüyoruz ki; aslında, ne kadar acizmişiz.

    En büyük şansta geçte olsa, gerçekleri görebilme imkanı bulabiliyoruz. Gercekten görebiliyor muyuz? Nasıl önlemler alıyoruz? Alabiliyor muyuz? Almak istiyor ve de çalışıyor muyuz? En kötü senaryoda zaten görememek değilmidir ? İşte tam insan olabilme imkanını da burada bulup başlıyoruz hayata. İnsanları yadırgamadan. Gün gelmesin ki, nefret veyahutta iğrenerek baktığımız insan oluyoruz, hemde hiç farkına varmadan.

    Ne diyor du kutsal kitabımız olan Kur'an-ı Kerim. İnsanlar meleklerden üstün varlıklardır. Fakat, yaptıklarıyla (nefsine boyun eymek) hayvanlardan daha aşşağı mahluk olabiliyorlar.

    《《Şimdi burada gececek olan konu ise, hakkını aramak ve de başkadının hakkını, hukukunu mahfetmek diye devam edeceğiz...》》

    Sarıyeleklilerimiz var şuan dünya üzerinde ve de Fransadan, Avrupa Ülkelerine sıçramış olan bir kaos, bir dönem Türkiye'nin de atlatmış olduğu yaşanan bir dram, veyahutta felaket. Devletinin maddi zararı bir kenara bırakarak devam ediyorum yazıma;
    Bir adam diz çökmüş ve ş ifadeler yazıyor televizyonda, tabii ki yabanci dil bilmediğimiz için anlayamiyoruz. Lakin; altyazı geçiyor ve yaşama hakkı istiyor. "Ben hakkımı aramaya geldim. Hafta da kırk beş saat çalıştırılıyorum ve de bu yasal bile değil!" Dünyanın neresine giderseniz gidin, çalışan kesin mutlaka sömüruluyor. 1 Mayıs iş'e yarıyor mu ? Eminim çok yarıyordur. (Emekçiler her zaman ezilmeye mahkumlar)

    Yıllık çalışma verileri

    Almanya: 1.406

    Norveç: 1.421

    Fransa: 1.476

    İngiltere: 1.650

    İspanya: 1.685

    ABD: 1.704

    Japonya: 1.706

    Kanada: 1.708

    Brezilya: 1.841

    Kore: 2.193

    Singapur: 2.287

    Kaynak: Fed Ekonomik Verileri

    Çalışılmaz ise bir de bunun ülkeyr olan eksileri var ki, ben bu konuya girip uzatmayacağım. Ben bana olan, ve beni rahatsız eden başka bir konuyu dile getirmek gayesindeyim...

    Biraz evvel yukarıda hakkını arayan bir adamdan bahsederken, şimdinde insan kendi hakkını ararken, başkasının hakkına nasıl tecavüz ediliyor, bir de madalyona bu taraftan bakalım.

    http://www.oncevatan.com.tr/...leniyor-h134392.html

    https://sonhaber.eu/fransa-yine-cayir-cayir/

    https://www.trthaber.com/...94&category_id=4

    Bir sürü fotoğraf var zaten. Camı çerçevesi yıkılanlar, kırılanlar... arabaları yakılan insanlar yada devletin mal ve mülkü..

    Hak aranmalı! Adam gibi kanunlara uyularak... bir daha seçmeyerek... hakkını almak için bir dükkanı yağma etmek, ya da müsade etmek..? Pekela burada şimdi kim kazandı sorusu geliyor ister istemez, halk mı kazandı, ya devlet ? Ya kaybedilen maneviyat, ya da başkasının yakılan, yıkılan, kırılan malları? Yaralananlar... canlar...

    Kazandıklarımızı misli ile kaybetmek mi diyelim? Enayilik mi?
    Umarım her şey yoluna girer...

    Yaşadııkarımızı çok iyi biliyoruz. Bazen Hz. Meryem'den... bazen de Hz. Aişe'den, İsa Peygamber'den (as) Hz. MUhammed'e atilan pislikten tutunda, o dönemlerde kız çocuklarını diri diri gömmelere kadar, neler yaşamadı ki bu insanlar. Hatta en ilginç cahiloyet dönemi de son yüz yılda yaşandı "kız çocuklarımı okutulmadı." Ve de hanımı doğum yapacak eş-koca kadın ebe-doktor yok mudur diye sormadan da geri kalmadı. Adama böyle durumda soru sorarlar "okuttun mu?"

    Yaptıklarımızdan çok beklentilerimizin BÜYÜK olması ne çetrefelli/ilginç/abest .

    《Yazımızın şimdi en başına dönerek devam edelim sohbetimize》


    Adalet istiyorsan... #36265478

    Ne diyorduk, kusursuz günahsız bir insan aramak, böyle bir insan yok arkadaslar. Hiçte var olmadı, melek olmayaçalişarak, baskalarına şeytan demeyide bir kenara bırakmak gerekiyor artık. O kadar melek olan insan, zaten baskasının seytanlıklarından bi haber olmaz mı?

    Öyle güzel kendimizi avutabiliyoruz ki, görmezden gölebildiğimiz onca hatamız var ve biz, inatla hatalarımızıda kabul etmeyerek, -ben haklıydım- başkalarının düşüncelerine saygı da duymuyoruz. Ben kendimi güzel toparladığıma inaniyorum. Ve her zaman "gunahları ile sevapları ile insanları seviyorum" dedim ve demeye de devam ediyorum. Bu kadar günahım ve de kusurlarım dururken ve de , devam ederken...!

    Bu kadar kırılırken, en azından susmak! En azından kırmamak. Bir gün öyle bir yazı okudum ki, şu yüreğime denebilecek en ağır ifade yazıyordu bir yorumda..! Evet, belki insanlar, hatalı olabiliyorlar. Defalar ca burada hatalarım da oldu, hatta o hataya ben de bir hata ederek, lafta söyledim, bazen kendimizi tutamıyoruz... ama konuşmaktan çok susmayı deniyorum artık, iyi de oluyor.

    Birilerini eleştirirkende , biraz merhametimizi de o yazıya bırakmak gerekiyor... Bırakmadığımiz da ise, tatsız bir karşılık geliyor istemeden de olsa. Yazıdan ibaret konuşulan dialoglar, -konuşurken ifade edemezken- bazı anlar yanlış ifade edilebiliyor, veya anlaşıliyor, bir (,) virgül ile her şey degişiyor...

    Illa ki burada olan insanlara kusurum olmuştur. Kusur ettiklerim, kusurlarımı affetsinler efendim. Benden yana bir hak var ise; helal olsun.

    Selam ve dua ile , güzellikler dilerim. :)

    #36483810
.

Şairlik neyime benim!
Hak etmediğim bir ünvanı, kenara koyarım.

.
Bursa
Şiir, 18 Şubat 1983
686 okur puanı
22 Mar 22:17 tarihinde katıldı.

Okuduğu kitaplar 54 kitap

  • Av Mevsimi
  • Sergüzeşt
  • Zamanla Randevu
  • İntibah
  • Bütün Öyküleri
  • Mahremiyet Eğitimi
  • Sen Ben ve Çocuklarımız
  • Klein ve Wagner
  • Hadis Günlüğüm
  • Namazı Dosdoğru Kılmak
Okur takip önerileri
Daha fazla