Belki bir ironidir kitabın ismi, belki de 'yaşamak' kelimesinin tam karşılığıdır Fugui'nin hikayesi.
Bir bastona dayanıp geriye baktığımızda hangimizin böyle bir hikayesi olabilir ki diye de düşünüyor insan.
Köy köy dolaşıp hikayeler ve türküler derleyen bir gezginin tarlada rastlayıp dinlediği Fugui'nin hikayesini okurken sarsılıp empati kurmamak elde değil.
Fugui'nin sarsıntılar ve dramlarla dolu hayatı Çin'in de savaş ve devrimlerle geçen acı dolu yıllarına denk geliyor. Fugui'nin hikayesini okurken fonda Çin'in de yaşadığı değişimleri okuyoruz.
Benim için çok sarsıcı bir hikaye oldu. Kızsam da üzülsem de, kitabın sonunda o kadar acıyla karşılaşan Fugui için yaşamış diyebiliyorum.
Çünkü acıyla öğreniyor insan, acıyla büyüyor.
Felaketler erdemleri doğuruyor çünkü hayatta ve şöyle geriye dönüp bakınca bir hikayen varsa ancak yaşadım diyebilirsin...
Sanırım Yu Hua'nın "Yaşamak" dediği işte budur. Bir hikayeye sahip olmaktır yaşamak.