Düşlerim var, üfledikçe bir kuş tüyü gibi telaşlanan, nefes alıp verdikçe yerinde duramayan.
Yırtılan takvim yaprakları gibi, okunmuş ve bir kenarda birikmiş düşlerim var, yaksam mı, yırtıp atsam mı, saklasam mı bilemediğim!?
Başımın yarısını beyazlara boyamış, dert küplerimi taşıran düşlerim var.
Hüzünlü bir Feyruz şarkısının nakaratında takılıp kalmış gibi, "döneceğiz ey aşk, ey gariplerin çiçeği" der gibi kulaklarımda çınlayan düşlerim var.
Apartmanlara istif edilmiş gövdelerin üzerinde her sabah beliren gün kızıllığı gibi düşlerim var, herşeye rağmen yeniden başlamanın menbaı olan.
Adı mülteci konulmuş, hicret yurdunda dilenci düşlerim var...