“Birileri bir şehirde yön bulmayı bilmenin pek bir anlamı olmadığını ama şehirde ormanda kaybolur gibi kaybolmanın öğrenilmesi gereken bir şey olduğunu söylemişti.”
𝗛𝗮𝘆𝗮𝘁, kişinin sadece yaşayıp geçirdiği bir şeyden ibaret olduğunda, hayatta kalmanın gereklilikleri bütün zamanını ve gücünü aldığında, başka gereklilikler için geriye kuvvet bırakmadığında ve zaman hızla geçip elimizdeki her neyse onu ihmal içinde kurutup çürümeye bıraktığında, başkasının aynı şekilde devam etmesini beklemek gerçekten o kişi için fazlasıyla büyük bir yük.
Bazen, biri bana zor bir dönemden geçerken, “Neşelen biraz!” dediğinde, boğazlarını sıkasım geliyor. Sadece yanımda olup elimi tutsun ya da benimle birlikte üzgün ya da öfkeli olsun veya benimkine benzer bir deneyimi olduysa bana anlatsın ve zamanla geçtiğini söylesin istiyorum. Bu empati ve iletişimdir ve ilişkileri zenginleştiren türden bir telkindir.