Yahya aleyhisselam bir gün ıssız bir yere çekilmiş ibadet ederken kendisine İblis gösterilir. İblis elinde ucu çengelli bir tomar değnekle insanların yaşadığı yerlere gitmeye hazırlanmaktadır. Yahya aleyhisselam sorar:
— Ey İblis, elindeki o çengeller nedir? İblis Hak tarafından kendisine emredilmiş olduğu için doğru söylemeye mecbur kalır:
— İnsanoğlunu sapıtmama yarayan bazı şehevî arzular.
Yahya aleyhisselam:
— Beni sapıtmakta kullandığın bir çengelin de var mı? diye sorunca, İblis:
— Hayır. Fakat bir defasında arpa ekmeğini biraz fazla yemiştin de, namaz ve zikir esnasında üzerine bir ağırlık çökmüştü, cevabını verir.
Yahya aleyhisselam:
— Allah’a yeminle söylerim ki, bir daha midemi doldurmayacağım, buyurur.
İblis:
— Ben de Allah’a yemin ederim ki, bir daha kimseye hilelerimi söylemeyeceğim diyerek yoluna devam eder.
Kalplerin Keşfi, İmam Gazali
ﻗَﺎﻝَ ﻓَﻤَﺎ ﺑَﺎﻝُ ﺍﻟْﻘُﺮُﻭﻥِ ﺍﻟْﺎُﻭ ﻟٰﻰ
Firavun: Öyle ise, önceki milletlerin hali ne olacak? dedi. /Tâhâ - 51 /
Burda iki insanın hakikatle karşılaşmalarında ilk anda verdikleri tepkileri okuduk.
Şimdi sorum şu :biz herhangi bir hakikatle karşılaşınca tepkimiz kiminkine benziyor?
ﻭَﻣَﻦْ ﻳَﺒْﺘَﻎِ ﻏَﻴْﺮَ ﺍﻟْﺎِﺳْﻠﺎَﻡِ ﺩِﻳﻨًﺎ ﻓَﻠَﻦْ ﻳُﻘْﺒَﻞَ ﻣِﻨْﻪُ ﻭَﻫُﻮَ ﻓِﻰ ﺍﻟْﺎٰﺧِﺮَﺓِ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﺨَﺎﺳِﺮِﻳﻦَ﴿٨٥﴾
85- Kim, İslâm'dan başka bir din ararsa, bilsin ki kendisinden (böyle bir din) asla kabul edilmeyecek ve o, ahirette ziyan edenlerden olacaktır.
{Dinin esasına taalluk eden temel prensipler, vahye dayanan bütün dinlerde aynıdır. Değişiklikler daha ziyade ibadetler ve beşerî münasebetler konusunda olup, bu değişiklikler, insan topluluklarının tekâmül etmiş olmasının bir sonucudur. 84. âyetten anlaşılacağı üzere İslâm dini, daha önceki peygamberlere gönderilen ve esasa taalluk eden dinî prensipler bakımından kendisine aykırı olmayan bütün hak dinleri kabul eder. Ancak, İslâm dini, ilâhî dinler zincirinin son halkası ve devrinin insanlığının mânevî, ahlâkî ve içtimaî ihtiyaçlarını eksiksiz karşılayan yegâne din olduğundan, İslâm geldikten sonra başka bir din tanıyan, bir yol tutan kimsenin bu tutumu ile İslâm'a aykırı davranmış olduğu aşikârdır. Şu halde onun bu dininin ve bu yolunun İslâm dini nezdinde bir geçerliliği olamaz.}
ﻛَﻴْﻒَ ﻳَﻬْﺪِﻯ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﻗَﻮْﻣًﺎ ﻛَﻔَﺮُﻭﺍ ﺑَﻌْﺪَ ﺍِﻳﻤَﺎﻧِﻬِﻢْ ﻭَﺷَﻬِﺪُٓﻭﺍ ﺍَﻥَّ ﺍﻟﺮَّﺳُﻮﻝَ ﺣَﻖٌّ ﻭَﺟَٓﺎﺀَﻫُﻢُ ﺍﻟْﺒَﻴِّﻨَﺎﺕُ ﻭَﺍﻟﻠّٰﻪُ ﻟﺎَ ﻳَﻬْﺪِﻯ ﺍﻟْﻘَﻮْﻡَ ﺍﻟﻈَّﺎﻟِﻤِﻴﻦَ﴿٨٦﴾
86- İman etmelerinden, Resûl'ün hak olduğuna şehadet getirmelerinden ve kendilerine apaçık deliller gelmesinden sonra inkârcılığa sapan bir kavme Allah nasıl hidayet nasip eder? Allah zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.
ﺍُﻭ ﻟٰٓﺌِﻚَ ﺟَﺰَٓﺍﻭ ُٔﻫُﻢْ ﺍَﻥَّ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ ﻟَﻌْﻨَﺔَ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻭَﺍﻟْﻤَﻠٰٓﺌِﻜَﺔِ ﻭَﺍﻟﻨَّﺎﺱِ ﺍَﺟْﻤَﻌِﻴﻦَ ﴿٨٧﴾
87- İşte onların cezası, Allah'ın, meleklerin ve bütün insanlığın lânetine uğramalarıdır.
ﺧَﺎﻟِﺪِﻳﻦَ ﻓِﻴﻬَﺎ ﻟﺎَ ﻳُﺨَﻔَّﻒُ ﻋَﻨْﻬُﻢُ ﺍﻟْﻌَﺬَﺍﺏُ ﻭَﻟﺎَﻫُﻢْ ﻳُﻨْﻈَﺮُﻭﻥَ ﴿٨٨﴾
88- Bu lânete ebedî gömülüp gidecekler. Onların azapları
Üniversitenin verdiği zihinsel karışıklıkla değilde böyle rahat bir zihinle okuyunca değerli hocamızın aslında derslerde kullandığı cümlelerin ne kadar dolu olduğunu anlamama vesile olan açık uslübla yazılmış, özeleştiri yapabileceğimiz noktalara değinen, tafsiye edeceğim bir kitap....
İslam dininin hayatın bütününü kapsayan anlayışını alışageldikleri yaşantı biçimine bir tehdit olarak algıladıkları için o dönemin insanları büyük bir muhalefet gösterdiler.