Giriş Yap
Hüseyin Karakaya
@Karakaya03
Kitap - Bisiklet - Doğa
Doktora
Afyonkarahisar
1351 okur puanı
13 Haz 2020 tarihinde katıldı
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
400 syf.
·
3 günde okudu
·
Puan vermedi
"Toplumsal Ekoloji"
Yazar Murray Bookchin kitabını "Eko-Eleştiri" akımlarından "Toplumsal Ekoloji" bakış açısıyla oluşturmuştur. Özgürlükçü Sosyalizm ile ekolojik düşüncenin birleştirilmesiyle meydana gelen toplumsal ekoloji, “insanın insan, erkeğin kadın, yaşlının genç, devletin toplum, bürokrasinin birey, sömürgeci güçlerin halklar” üzerinde kurduğu egemenliğin bir sonucu olarak “insanın doğa” üzerinde de egemenlik kurmaya çalıştığını söylemektedir. Bu nedenle toplumsal ekoloji hareketine mensup düşünürler, topluluk içerisindeki diğer baskılar çözülmeden insanın doğa üzerindeki baskısının çözülemeyeceğini düşünmektedirler. Aydınlanma düşüncesinden elde ettikleri öğretileri devam ettirme çabası içerisinde olan toplumsal ekoloji hareketi temsilcileri; özgürlük, eşitlik, adalet, toplumsal dayanışma gibi konular üzerinde durmuşlar, güçlü olanın doğayı sömürmesine karşı çıkmışlar, geçmişin yüceltilmesine karşı mücadele vermişler ancak yine de geçmişte yaşamış geleneksel kabilelerden öğrenilebilecek pek çok ekolojik bilginin olduğunu da kabul etmişlerdir.
Reklam
·
Reklamlar hakkında
224 syf.
·
6 günde okudu
·
Puan vermedi
Geleneksel Yapı Teknikleri Halk mimarisi, insan-doğa dostluğu ilişkisi çerçevesinde geliştirilen ve sürdürülebilirlik kapsamında şekillenen ekolojik bir yapı yapma sanatıdır. Uzun yıllar sonucunda halkın yapıya yönelik kolektif belleğinde biriken tecrübelerle birlikte meydana gelmiş olan halk mimarisinde; mimari yapının oluşturulacağı yerin seçimi, kullanılacak malzemenin tercihi, bu malzemelerin işlenmesi ve mekân kurgusunun meydana getirilme süreçleri, doğal çevreye zarar vermeyecek şekilde oluşturulmuş ve inşa edilen bu yapılar bulundukları doğal çevrelerin parçaları konumuna yükselmişlerdir. Halkın sahip olduğu sanatsal zevklerin yansımaları olan halk mimarisi örnekleri, bünyelerinde yer alan yapı teknikleri, malzeme çeşitleri ve süsleme detaylarıyla birlikte birer sanat eseri özelliği taşımaktadırlar. Pek çok anlamlı bütünlüğün bir araya gelmesiyle oluşan halk mimarisi, gerek iç cephede ve gerekse iç mekânda kullanılan malzeme, teknik ve ince zevk ile birlikte, insana ve onun yaşamına saygı duyan sanat eserlerine dönüşmüştür. Bu nedenle halk mimarisi örneklerinde, yapının anlam ve sanat bütünlüğünü bozacak, gereksiz teknik ve malzeme kullanımından kaçınılmıştır. Halk mimarisine yönelik eserlerin ortaya çıkmasında; “topografya, bitki örtüsü, iklim koşulları, jeolojik yapı, doğal yaşam, ulaşım ve görsel karakter” gibi çevresel koşullarla birlikte; “kültür, aile yapısı, inanç sistemi ve yaşama biçimi, üretim şekli ve ekonomik yapı” gibi sosyal-kültürel yapı özellikleri de etkili olmuştur. Bu sebeple; benzer coğrafyalarda ve benzer tarihsel dönemlerde, benzer yapısal özellikler gösteren ve halkın yaşama biçimini, kültürünü ve teknolojisini günümüze aktaran halk mimarisi örnekleri meydana getirilmiştir. Halk mimarisinin yaratıcıları, yerel yapı ustaları ve ev sahipleridir. Herhangi bir akademik eğitim sürecinden geçmeyen halk mimarisi ustaları bu zanaatı, genellikle babadan oğula geçişlerle birlikte usta-çırak ilişkisi kapsamında edinmektedirler. Halk mimarisi geleneğinin devam ettiricisi konumundan bulunan ustalar, zamanla inşa ettikleri yapılarla birlikte deneyim, tecrübe ve beceri kazanmaktadırlar. Usta hüviyeti kazanan zanaatçılar ihtiyaca göre sıradan mimari yapılar inşa etmenin yanı sıra değişebilen doğal koşullara göre gelenekten sapmadan ve farklı özellikler gösterebilen yapılar da inşa etmişlerdir. Melih Aşanlı’nın Geleneksel Yapı Teknikleri isimli kitabında “doğal ve ekolojik” yollarla yapı yapma hakkında bilgiler bulunmaktadır. Söz konusu süreçte gerekli olan arazi, yapı malzemeleri ve teknikleri hakkında ayrıntılı bilgiler bulunan bu kitabı konuya ilgisi olan okurlara tavsiye ediyorum..
Geleneksel Yapı Teknikleri
8.9/10 · 23 okunma
272 syf.
·
12 günde okudu
·
Puan vermedi
Aborijinler
Eser Coşkun'un acıklı hikayelerden oluşan "Son Aborijinler" isimli kitabında, Avustralya'nın 40 bin yıllık yerlileri olan Aborijinler'in tarihleri, dilleri, kültürleri, doğaya bağımlı olarak ürettikleri doğal üretimleri, anlatıları, sanatları, zanaatları, müzikleri ve dansları hakkında derinlemesine bilgiler sunulmaktadır. Aborijinler "ilkel" insanlardı. Ancak "ilkel" kelimesinden anlamamız gereken "aklını ve fiziğini, doğaya ve doğada yaşayan canlılara karşı kullanarak bir takım kültürel üretimler üreten insan toplulukları" olmalıdır. Yani ilkel demek "cahil ya da insansı maymun" değil, günümüz insanından daha akıllı ve hayatta kalma yetileri gelişmiş insanlardır. Ancak Modern(!) ve Çağdaş(!) İngilizler meseleye böyle yaklaşmadılar. Kaptan James Cook ile başlayan Avustralya kıtasını işgal girişimleri çok geçmeden başarıya ulaştı ve kıta İngiliz Kolonisi oldu. Bununla birlikte Birleşik Krallıktan on binlerce İngiliz Avustralya'ya göç ederek, kıtanın yerlileri olan Aborijinleri önce asimile ettiler, sonra köle ettiler ve en nihayetinde ise yok ettiler. Kayıplarla birlikte, insanlar, tarihler ve kültürler kaybedildi..
Son Aborijinler
9.0/10 · 12 okunma
1 yorumun tümünü gör
232 syf.
·
Puan vermedi
Yaratılışının ilk dönemlerinde doğaya bağımlı bir varlık olan insan türü, zamanla ortaya çıkarttığı bilgi ve birikimleriyle doğadan uzaklaşmış ve doğaya düşman bir yaşam tarzı oluşturmuştur. Bu süreçte çeşitli el aletleri, kültürel üretimler, roman hikaye, destan gibi anlatı şekilleri meydana getiren insan, bütün bunları "anlam arayışı" içerisinde olmasına borçludur. İnsan, hayatını renkli ve daha yaşanılabilir kılma noktasında; etrafında gördüğü "her şeye anlam yükleme ve her şeyi anlatma" isteği içerisinde olmuştur. İlk ortaya çıkışından günümüze kadar; insanoğlunun bu macerasını merak eden okurlara bu ilginç kitabı tavsiye ediyorum..
Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?
8.3/10 · 188 okunma
176 syf.
·
3 günde okudu
·
Puan vermedi
Doğu Afrika’dan yola çıkarak dünyanın çeşitli bölgelerine yayılan ilkel insan, diğer canlı türlerinden farklı olarak doğada uzun bir süre savunmasız, çaresiz ve yalnız bir şekilde yaşama tutunmanın yollarını aramıştır. Bu dönemde ilkel insanın doğada bulunan diğer canlılara kıyasla biyolojik açıdan çok daha güçsüz bir yapıya sahip olduğu anlaşılmaktadır. Doğada bulunan diğer canlılar gibi hızlı hareket etme, güçlü diş ve pençe yapısına sahip olma, uzaktaki sesleri duyma, daha uzak mesafeleri görebilme, keskin koklama duyusuna sahip olma gibi fiziki özellikler yönünden zayıf olan ilkel insan, bu süreçte beslenme, barınma, korunma gibi temel ihtiyaçlarını doğanın sunduğu nimetlerden yararlanarak giderme yoluna gitmiştir. Bu dönemde ilkel insanın çevresi karşısında bilgi birikimi sınırlıdır ve doğaya hükmetme yeteneği yeteri kadar gelişmemiştir. Kitapta evrimsel süreç içerisinde; ilk insansı varlık olan Homo Erectus"tan günümüz insanlarının atası konumunda bulunan Homo Sapiens Sapiens'e kadar geçen süreçte ortaya çıkan "insanların değişim dönüşümleriyle birlikte aldıkları bedensel ve ruhsal oluşumlar, yaşam şekilleri, zihinlerini kullanabilme yetenekleri, dil ve sanat edinimleri" gibi konuları işlenmektedir.
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
6
52 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.17