Güney Koreli yazar Byung-Chul Han’a ait, zaman kavramı ve tüketim toplumu arasında bağlantı kuran, on iki denemeden oluşan bir kitap. Zaman anlayışımız ve bu anlayışın teknolojiyle değişmesinin toplumsal boyutta yarattığı etkiler anlatılmış. Devamı kendi yorumlamamdır:
Hayatı amaçsızca, yalnızca yapılabilecekler dünyasında kısıtlı vaktini en çok şeyle doldurmaya çalışarak geçiren insan; geçmiş ve gelecek arasındaki yerini unutur. İmkanların sonsuzluğu arasında benlik duygusunu yitirir ve sürüye katılır. Tüketim toplumunda tek amaç tüketmek için üretmektir. Acele ettirme hissi kaçırma korkusundan değil, ne kadar çok şey deneyimlersen o kadar iyi bir hayat yaşarsın anlayışından gelir. Halbuki kısa sürede çok şey yaşamak deneyimlerin zihin tarafından hakkıyla işlenmesine engel olur. İnsan sürüye ayak uydurmaya çalışırken ölür ve ölmesi onun için tatmin edici bir son değildir. Çünkü o; hedefsiz bir dünyada, geçmiş ve gelecekten kopuk “şimdi”lerde ve “burada”larda yaşarken ölümün getirdiği son onun için yersizdir.
Not: Okumadan önce Nietzsche ve Heidegger hakkında biraz bilgi sahibi olmak okuma deneyiminize yardımcı olabilir. Keyifli okumalar dilerim.