Biyografim çocukluk günlerime özlem içerirdi. artık öyle değil. geçmişe romantik gözlerle bakmayı bıraktım. değişim değişimdir küçük büyük demeden el atalım.
Güneşin altında uyuyan köpekler inler havlarlar, ama inlemelerine ve havlamalarına neyin neden olduğunu anlatamazlar. Martin de sık sık o şeyin ne olduğunu meral etmişti. İşte buydu; güneş altında uyuyan bir köpekti kendisi de.
En iyi ihtimalle cehennem uçurumunun balçığından kurtulmak için debelenen bu yontulmamış adamın senin sınıfın hakkında yargılarda bulunması, onu bayağı olarak nitelelemesi birazcık kafanı karıştırıyor, biraz da eğlendiriyor seni. (sf.460)
Güneşin altında uyuyan köpekler inler havlarlar, ama inlemelerine ve havlamalarına neyin neden olduğunu anlatamazlar. Martin de sık sık o şeyin ne olduğunu meral etmişti. İşte buydu; güneş altında uyuyan bir köpekti kendisi de.
Kendini ifade etmenin sırrını, kelimeleri uysal hizmetkarlar haline getirmenin yöntemini, onları bir araya getirerek tek tek sahip olduklarından daha fazla anlam ifade edecek şekilde birbirine bağlamanın yolunu keşfetmiş olanlar vardı. O sırrın kendine şöyle bir görünüp geçmesiyle içinde derin heyecanlar hissetti. (sf.104)
Bütün çocukluğu ve gençliği boyunca belirsiz bir huzursuzluğun sıkıntısını çekmiş, ne istediğini hiç bilememişti. Ruth'a rastlayana kadar ne olduğunu anlayamadan boşu boşuna arayıp durduğu bir şey istemişti hep. Şimdiyse bu huzursuzluğu çok daha keskinleşmiş ve acı vermeye başlamıştı, ama artık ne istediğini açık ve net biliyordu: Güzelliğe, aydın bir bilince ve aşka sahip olmak istiyordu.
Bütün çocukluğu ve gençliği boyunca belirsiz bir huzursuzluğun sıkıntısını çekmiş, ne istediğini hiç bilememişti. Ruth'a rastlayana kadar ne olduğunu anlayamadan boşu boşuna arayıp durduğu bir şey istemişti hep. Şimdiyse bu huzursuzluğu çok daha keskinleşmiş ve acı vermeye başlamıştı, ama artık ne istediğini açık ve net biliyordu: Güzelliğe, aydın bir bilince ve aşka sahip olmak istiyordu.