Fyodor Dostoyevski 'nin benim için şu ana kadar okuduğum en güzel kitabı Yeraltından Notlar
Her şeyden öte, bu kitap sizi düşündürüyor. Ve önemsiz şeyler hakkında değil. Yaşam koşulları, en iyi gözlem yapabilme yolları ve onlara nasıl tepki verileceği gibi önemli şeyler hakkında. Düşünmek için kendinize zaman vermezseniz, sadece hızlıca okuyup geçme planınız varsa, bundan bir şey alamazsınız.
Kendini, tamamen soyutladığı dış dünya ile iletişim kurmaya çalışan bir adamın, yaşadığı psikolojik sorunları, kendi kaleminden kendi iç sesiyle en samimi anlatıcılığına tanık oluyoruz.
"Ben hasta bir adamım... Kötü bir adamım. Suratsız bir adamım ben." Hadi bana doğruyu söyleyin şimdi. Yüzlerce kitap okuyorsunuz, onlarca yazar tanıyorsunuz her geçen gün... Hangi yazar kendi kitabının başlangıcında böyle cümlelere yer vermiş? Şu an bu yazıyı okuyanlardan kim kendi içindeki hastalıklarla, kötülüklerle ve suratsızlıklarla barışık? Kim toplumun kalıplarını reddetme cesareti gösterebiliyor?
Sonra kitap sana sesleniyor! İnsanın en büyük mahzeni, en büyük yeraltısı, en büyük kara deliği, beynidir! kafasının içindekilerdir! ruhundaki hiçliğidir! Aslında hepimizin bir yeraltı dünyası yok mu? Bize bizi, hayatı, her şeyi sorgulatan bir yeraltı...