Onlara göre nükleer santraller öylesine güvenlidir ki, bu radyoaktivitenin dışarı sızması imkansızdır. Bu doğru değildir. Evet söz konusu santrallere çeşitli güvenlik sistemleri mevcuttur ve bu sistemler olasılığı elbette düşürürler. Ancak olasılık ne denli düşük olursa olsun sıfır değildir ve en önemlisi gerçekleşmesi durumunda sonuçları çok ağırdır. Dolayısıyla risk yüksektir. Nükleerciler birtakım hesaplamalara dayanarak riskin yüksek olmadığını söylerler. Onlara göre, evet bir kazanın sonuçları büyük olabilmekle birlikte, kaza olasılığının düşük olması nedeniyle toplam olarak risk düşük kalmaktadır. Hatta öyledir ki, bu nicel ölçüye göre mevcut fisyon santrallerinin varlığı, sigara içmekten ya da motorlu taşıtlarla seyahat etmekten daha az risk oluşturmaktadır. Bilimsel çözümleme yöntemlerinin kaba bir tahrifatı söz konusudur burada. Burjuva bilim her şeyin nicel ölçülere indirgenebileceğini ve kavramsal/nitel çözümlemenin gerçeklerinden kurtulabileceğini sanır. Oysa aynı mantıkla düşünüldüğünde pekala nükleer silahların da pek zararlı olmadığı ortaya çıkar! Nükleer silahların 60 yıllık ömrü boyunca yok açtığı ölüm, yaralanma, hastalık ve maddi zararların toplamı, trafik kazalarınkinden ve sigaradan muhakkak ki daha az olduğuna göre bunların getirdiği risk hiç de büyük değildir!