Dönmek için dönüşünü bekleyecek biri gerekliydi insana, bir canlı, bir kedi bile olabilirdi, bir kanarya ya da hoş geldin diyecek bir muhabbet kuşu.
Onun yoktu
Pastayı o seviyordu. Pastanın hayatı güzelleştiren bir şey olduğu kanısındaydı. Pastanın kendisini değil, hayatta böyle bir şeyin var olmasını seviyordu. Pastanın vaat ettiği dünya erişilmezdi.
Uzun ve derin bir uykuya düşmeden önce ölü ile diri arasında bir fark yok diye düşündü. Sonra öyle olmadı, annesi ölünce ölüyle diri arasındaki farkın bu kadar büyük olmasına öyle şaşırmıştı ki o da ölmek istiyordu.