Şu ana kadar böyle bir şeyden haberim yoktu. Sen beni kollarına alıncaya kadar. Seninle evlenmek de aklımın ucundan geçmezdi Martin şu ana kadar. Kendini bana nasıl sevdirdin?
Martin güldü.
Bilmem dedi. Herhalde seni sevmekle başardım bunu, zira seni öyle sevdim ki, senin gibi yaşayan, nefes alan bir kadının kalbi şöyle dursun, taştan bir yürek bile eriyebilirdi bu aşkın şiddetinden.
Ruth birdenbire:
Aşkın böyle bir şey olduğunu hiç düşünmemiştim dedi. Benim düşündüğümden farklı bir şeymiş aşk.
Martin için artık sert içki ihtiyacı diye bir şey kalmamıştı. Artık O, yepyeni ve daha derin sarhoş olma yolları bulmuştu. Kendisine aşkı tanıtıp, yüksek ve sonsuz yaşamı gösteren Ruth’a sarhoş oluyordu
O ana kadar yaşadığı hayatın, çevresini kuşatan her şeyinden memnundu. Kitapları okuduğu zamanlar dışında, hayatı hiç tartışmamıştı; ama kitaplar o zaman için sadece birer kitap olmaktan, hayal gibi, erişmesi imkansız bir dünyaya ait peri masallarından ibaretti. Halbuki şimdi o, bu dünyayı, erişmesi mümkün tam orta yerinde Ruth adında çiçek gibi bir kadının durduğu gerçek bir dünya olarak görmüş bulunuyordu.