"Sanat ve Nesne" de Michael Fried, Minimalist yapıtların, izleyiciye kendi şimdi ve buradalık hâlini aşabileceği bir estetik deneyim sunmaktan aciz olduğunu savunur. Modernist heykeller aşkın bir estetik deneyim yaşatabilirken, Fried'e göre Minimalist yapıtlar izleyicinin dikkatini mekânın yanı sıra yapıtın (seri halde tekrar eden) malzemesine ve herhangi bir 'nesne' olma özelliğine çeker ve sanattan uzaklaştırır. Fried'in bu dönüşümü anlatmak için sarf ettiği, "önceden, yapıtın içeriği ve anlamı kati olarak yapıtın kendiyle sınırlıyken, bu tür yapıtlarda izleyicinin deneyimlediği, nesnenin belli bir durum içindeki varlığıdır, ki bu, o durumun gereği olarak, izleyiciyi kapsar" yolundaki sözleri, ilginçtir ki, postmodern süreçte yaygınlık kazanacak olan alternatif ifade biçimlerinin olmazsa olmaz koşulu olacaktır!