Fırından taze çıkan ekmek gibi kitabı bitirir bitirmez hemen yorumumu ekliyorum.
Bazı kitapları bitirdiğinizde hikâyeden çok hissettirdikleri kalıyor ya aklınızda Toprağa ve Güneşe Saldırmak benim
2025 Booker Öldüllü olması, Observer'ın "Başyapıt" demesi, İthaki Yayınlarının "Modern Martin Eden" demesi ile hızlıca kitabı alıp okudum. Sonuç hayal kırıklığı.
Başyapıt olacak kitabın biraz derinliği olur, bir mesajı olur, kitap çok sığ. Modern Martin Eden denilmiş, Martin Eden mücadelenin, azmin en büyük örneğidir. Buradaki başkarakter Istvan ise kitabın arka kapağında denildiği üzere yitik bir erkek portresi çiziyor ama bu yitik adam bulunduğu sosyal statüyü aşmak için uğraşmaz, şans ayağına gelir. Martin Eden azmi ile hiç alakası yok. Yani öyle tırnakları ile kazıyarak başarmış bir karakter değil ayrıca Istvan çevresindeki insanlara da zarar verip aşağı çeken birisi.
Kitabın üçte ikisi şehvet, cinsellik, yer yer p*rn*grafik öğeler içeriyor. Çoğu insanı rahatsız eder. Hatta arkadaşım sordu hayırdır hiç alıntı paylaşmıyorsun kitapla ilgili diye, çiftleri ayırabilirsek alıntı çıkacak dedim.
Ödüllü kitaplar ve ben bir türlü anlaşamıyoruz. Bütün bu kitaba yapılan güzellemelerin pazarlama stratejisi olduğunu düşünüyorum. Bence okunmamalı. Zamanınıza yazık.
Genel olarak bu kitabı okuyanlar sizle benzer hayal kırıklığından bahsediyorlar. Bende son dönemlerin ödüllü bir kitabını okuyup beğenmemiştim. Bundan sonra ödüllü kitap alırken beş kere düşüneceğim.
martin haklısınız bu tarz kitaplar sırf ödüllü ve yabancı yazar tarafından kaleme alınmış diye sosyal medyada ciddi reklamlarla pazarlanıyor. Bunlar çok göz önünde diye kitapseverler ülkemizin güzel kalemlerini kaçırıyor. Bende bu kaçıran taraftayım maalesef. İster istemez reklamlardan etkileniyorum. Bundan sonra daha seçici davranacağım yeni eserlere.
2025 Booker Öldüllü olması, Observer'ın "Başyapıt" demesi, İthaki Yayınlarının "Modern Martin Eden" demesi ile hızlıca kitabı alıp okudum. Sonuç hayal kırıklığı.
Başyapıt olacak kitabın biraz derinliği olur, bir mesajı olur, kitap çok sığ. Modern Martin Eden denilmiş, Martin Eden mücadelenin, azmin en büyük örneğidir. Buradaki başkarakter Istvan ise kitabın arka kapağında denildiği üzere yitik bir erkek portresi çiziyor ama bu yitik adam bulunduğu sosyal statüyü aşmak için uğraşmaz, şans ayağına gelir. Martin Eden azmi ile hiç alakası yok. Yani öyle tırnakları ile kazıyarak başarmış bir karakter değil ayrıca Istvan çevresindeki insanlara da zarar verip aşağı çeken birisi.
Kitabın üçte ikisi şehvet, cinsellik, yer yer p*rn*grafik öğeler içeriyor. Çoğu insanı rahatsız eder. Hatta arkadaşım sordu hayırdır hiç alıntı paylaşmıyorsun kitapla ilgili diye, çiftleri ayırabilirsek alıntı çıkacak dedim.
Ödüllü kitaplar ve ben bir türlü anlaşamıyoruz. Bütün bu kitaba yapılan güzellemelerin pazarlama stratejisi olduğunu düşünüyorum. Bence okunmamalı. Zamanınıza yazık.
Genel olarak bu kitabı okuyanlar sizle benzer hayal kırıklığından bahsediyorlar. Bende son dönemlerin ödüllü bir kitabını okuyup beğenmemiştim. Bundan sonra ödüllü kitap alırken beş kere düşüneceğim.
Artık Nobelli yazar bile görsem temkinli yaklaşacağım 😅 Yaklaşık son 10 yıldır sanatın neredeyse her dalında verilen ödüller çok suni. Altta bir sebep arıyorsun ister istemez; pazarlama gayesi, siyasi sebepler gibi. Biz ülkemizde dünyanın dört bir yanından orta seviye altı yazarların kitaplarını sırf bir akım ya da popülarite uğruna bol bol okurken bizim kaliteli yazarlarımızın yurtdışına açılamamaları da çok acı.
“ Tek tek ağaçlara odaklanmak ormanı gözden kaçırmaya neden olabilir; yaprakların sonsuz çeşitliliğiyle meşgul olmaksa ağacın kendisini görünmez kılabilir. “
İyi okumalar dilerim hocam🙏 Ben de yeni bitirdiğim bir kitap ismi söyleyeyim. Paul Richardson'un Coprafya'nın Mitleri. Beşeri Coğrafya profesörü diye okumuştım yanlış hatırlamıyorsam.
Az bilen fakat çok bildiğini düşünenlerin verdiği zararı iyileştirmek, düzeltmek çok zor maalesef. Bu kitabı çok seviyorum her kelimesiyle başyapıt bana göre. Keyifli okumalar dilerim.