Bir öğretmenin, otobüs yolculuğunda tanıştığı ateist komünist bir adamı İslam'a davet edişini ve adamın kendini sorgulama sürecini anlatan, gerçek bir hikayeye dayandığı söylenen kitap. Kitabın dili oldukça basit fakat burada basit demek olumlu anlamda değil. Hem edebilikten epey uzak hem de kitap okuyormuş gibi hissettirmiyor. (Yazar önsözde edebi kaygı taşımadığını açıkça söylese de kitap yazan kişinin edebi kaygısı bence olmalı. Çünkü içerik kadar dil ve anlatım da anlaşılma için önemlidir.) Kitabı okurken eskiden var olan bazı kanallarda yayınlanan aşırı didaktik ama oldukça da yapay olan kalitesiz malum dizileri izliyormuş gibi hissettim. Kesinlikle derinliği olmayan bir kitap. En önemli yerleri satır arasıyla geçiyor. Ateist kişinin ikna olma süreci gerçekten gerçeklikten çok uzak. Bu kişi sözde ülke liderlerinin karşısında bile konuşmuş bir zat ama kitaptaki öğretmen karşısında heyecanlanması, çok basit sorular sorması ve basit cevaplara kanması çok yapay.
Kitap büyük büyük sorulara cevap verdiğini sanıyor fakat ilkokul düzeyinde örnekler vermekten ötrye gidemiyor. Ama inandırıcı olsun diye araya birkaç bilimsel terim eklemeyi ihmal etmemişler.
Kitabı arkadaşımın tavsiyesi üzerin gerçekten önyargısız bir şekilde okumaya başladım fakat beklentimin çok çok altında bir kitap oldu. Beğendiğim bir yönünü bulamadım. Bu kitap ancak ikna olmak isteyenleri ikna eder.