Bugün birisi bana "Hani biz seninle şu konuda fena kapışmıştık ya..." diye bir hatırlatma yaptı. Güldüm, çünkü dürüst olmak gerekirse ne o kavgayı hatırlıyorum ne de o ismi.
Yanlış anlaşılmasın, bu bir kibir ya da unutkanlık meselesi değil; tamamen benim zihin dünyamın çalışma prensibi. Ben insanları değil, fikirleri hafızama kaydediyorum. Benim için tartışma dediğin o an masada biten bir şeydir. Bir konuda seninle taban tabana zıt düşmem, seni "kara listeye" aldığım ya da sana cephe aldığım anlamına gelmiyor. Aksine, bugün bir konuda fena zıtlaşıp, yarın başka bir fikrin altında "Kesinlikle katılıyorum!" diyerek buluşabiliriz.
Hatta isimleri unutmamın sebebi de tam olarak bu: Ben şahıslarla değil, düşüncelerle dans ediyorum. Tartışırken sesler yükselebilir, fikirler çarpışabilir ama o an bittiğinde benim için her şey sıfırlanır. Kimseyi bir kutuya hapsetmiyorum, kimseye "düşman kuvvet" muamelesi yapmıyorum.
Yani bugün bir incelememi beğendiyseniz ya da bir cümlemde kendinizi bulduysanız, "E hani biz kavgalıydık?" diye düşünmeyin. Biz kavgalı değiliz, fikirlerimiz bir ara anlaşamamış o kadar. Bugün ise başka bir güzellikte buluşmuşuz, tadını çıkaralım!