Rüyalar vardı mutluyken mutsuza basmak gibi, rüyalar vardı şenken ağlamak gibi, rüyalar vardı huzurluyken özlem dolmak gibi, rüyalar vardı hem nasıl çürümüş yükler gibi, ben, insanSevim onları bir torbanın içine doldurdum da bastırdım, bastırdım da bastırdım, sonra BAM diye patlayınca korkudan hop diye tekbaşıma denizin içine daldım.
Belki de tüm bu saçmalıklar, onları unutabildiğin için senin başına geliyordur. Kafanı çevirip geriye göz ucuyla bile bakmadığın, neler yaşadım, neleri atlattım diye kendini tebrik etme huyun olmadığı, iç dünyanı korumak için oraya bir kapı koymaya akıl edemediğin, geçip giden her şeyi itinayla unutmaya ve yeni baştan hayaller kurmaya meyilli olduğun için başına geliyordur belki de bunlar. Senin iflah olmaz hayalciliğindir belki de felaket paratoneri olan. Olamaz mı?