Hz. Mevlâna'nın kendisine selâm veren bir papaza daha fazla ve daha uzun bir müddet eğilmesini kimse anlamadığı gibi. "Papaza niye bu kadar eğiliyorsun" diye kafa tutuyorlar. "Ben Muhammedĩ yim, tevazuda papazdan daha mı aşağı kalayım. O bana eğilerek selâm verdi. Ben daha çok eğilirim" diyor.
Ân râ ki pezîred ma'bud la bi-ille
O râ çe hâcet âye ren-i ciha çile
(Allah, bir kulunu illetsiz, özürsüz beğenirse, o kimseye erbâin ne gerek, halvet ne gerek, çile ne gerek.)
Hâce hazretlerinin o derece güzel huyları vardı ki, eğer bir dervişin veyahut bir dostun evini teşrif etseler, o kimsenin bütün evladını, ıyâlini, taallūkatını ve komşularını sorup sual ederler, hayvanlarına varıncaya kadar araştırırlar ve hepsinin hatırlarını hoş ederlerdi.
Ger beşayed be dost reh bürden
Şart-ı yârist der taleb-i mürden
(Dosta yol bulmak arzusunda olan, dostluğun şartları cümlesinden olan ölümü ihtiyar eder.)