Mahmure

Mahmure
@Kemalisthatun
"Bir kitabı okurken geçen iki saatin ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım."
71 kütüphaneci puanı
220 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
Doğuştancı Yaklaşım
Dilin altyapısı ve biyolojik potansiyeli doğuştan (genetik) gelirken hangi dilin konuşulacağı ve kelime haznesi çevresel (sosyal) faktörlerle şekillenir. İnsan, konuşmaya programlanmış bir canlı olarak doğar.
"The eyes look at a person directly when they speak the truth. But when they lie, they look away or they look too much." (İnsanlar doğruyu söylerken doğrudan bakarlar. Ama yalan söylediklerinde ya uzağa bakarlar ya da gereğinden fazla gözünüzün içine.)
"Bazı dilbilimci antropologlar, dinin bir 'lisan virüsü' olduğuna inanırlar. Beyindeki bazı şartlanmaları baştan yazıyor ve eleştirelliği köreltiyor."
he is dead and gone, lady, he is dead and gone; at his head a grass-green turf, at his heels a stone. Hamlet, act iv, scene v
İnsanın benliği vardır. Din, kendi dünya görüşünü bulamayan, dolayısıyla kendini tanıyamayan, insanlara yardımcı bir niteliktedir. Amaç değildir, araçtır. Çünkü bu tür insanlar dine görüş mahiyetiyle değil kavram suretiyle yaklaşır. Dinler kavramsallaşmıştır. Bir Müslüman ile geleneksel Afrika dinine mensup bir insanın ahlâkı ele alış biçimi aynı değildir. Burada ''dinlerin bütünsel ahlâk yaklaşımı''ndan söz edilebilir mi? Hayır. Yalan söylememek, iftira atmamak, hak yememek gibi dinler içinde günah sayılan durumlar dinler öncesinde de evrensel ahlâk dediğimiz duruma tekabül eder. Din yaşam şeklidir kesinlikle, doğru. Ahlâk da bunun içindedir doğal olarak. Tam da bahsettiğim sıkıntı burada. Birçok insan kendi dünya görüşünü yüksek çoğunlukla çevresel nedenlerden din olarak yaşıyor, yani inandığını sandığı dine ayak uydurmaya çalışıyor. Dini, kendi dünya görüşleriyle yorumluyor ki ona ayak uydurabilsin. Bu, inanç boyutundaki ahlâkını tamamen yıkıyor. Bakarsanız dinler, yüzyıllara göre şekil almakta. Ahlâkın ele alınış biçimi de değişiyor. Ahlâk, din boyutuna indirgenemez. Şehvetin esiri olmasının tam aksine şehvet, ahlâkın esiridir.