Insanlar yazıyorlar, çiziyorlar, oynuyorlar peki bunları tüketene ne kalıyor? Daha doğrusu ne kadarına sahip çıkıyor, koruyor, kaybetmiyor?"
"Okur nankördür."
Burada bir kadın yatıyor / Sizin gibi bir insandı o da
Ateş değse onu da yakar / Rüzgâr esse savurur/ Etine diken batsa kanar / Ama o sizin gibi değildi. / Keşke korkma diyen bir ses duyabilseydi / Özgürlüğü esen bir rüz gâr gibi verilebilse, keşke erkek gibi davranabilseydi dün ya ona / Kadınlık güzellik ve bereket / Hayat veren olsa da kadınlık / Yeryüzünde kadınlık talihsizlik / İşte bu son nefesin. / Burada bir kadın yatıyor. / Herkesin arzu larına boyun eğmiş. / Gençken rüzgâr kadar başına buyruktum / Kimse durduramazdı beni. / Saçlarımdan tutup kafese koydular. / Gençler ve kadınlar ve çocuklar bilgelerden daha bilgedir. / Yeryüzü kadınların, çocukların ve gençlerin olmalı / Kadınlar keşke erkek efendiler, kalbi kötüler gibi hür ve güzel yaşayabilseler.
Kar yağdığında kurtlar şehre iner. Ama bildiğimiz dört bacaklı kurtlar değil ha! İki ayaklı kötülükler, fenalıklar. Çünkü kar beyazdır. Masumdur. Güzeldir. Kıyamazsın basmaya. Bütün kötülükler, iyilerin havadan sudan mutlu olduğu böyle havalarda yapılır."