Toprağın sarsıntısı
denizin fırtınasına benzemiyor, büsbütün ayrı bir şey; denizde
her zaman müteyakkız bulunuyoruz; deniz, biliyoruz ki insanoğlu
için güvenilecek bir unsur değildir. Onu başından düşman olarak
aldığımız için su bizde mukavemet, müdafaa ve zafer sevkitabii ve
ihtiyaçlarını uyandırıyor. ..
Halbuki toprak böyle değil; o insanlığın en güvendiği unsur-
dur. Saadetini, refahını, emniyetini ona bağlamıştır. Onu her
zaman itaatli, müşfık veyahut hiç olmazsa lakayt ve sakin görrneğe
alışmışızdır. Toprağın sarsılması işte bu emniyetin yıkılmasıdır ve
bir dost tarafından hançerlenmeğe benzeyen vahim bir hali var-
dır. Onun için denizden gelen tehlike karşısında atik ve cesaretli
kesilen insan, topraktan gelen tehlike karşısında maneviyatını
kaybetmiş bir sürü şekline giriyor