Manolya

Manolya
@Kendime_Dusunceler
Genetik Mühendisi
Mersin
39 okur puanı
Ağustos 2024 tarihinde katıldı
Talih vardır güldürür, talih vardır öldürür...
10/10
·124 syf.··
2025 4. kitabı
Olaylar Lura adındaki bir ördeğin yuvasından oluşmuş bir kara parçasında, Ala Köpek Dağı çevresinde geçer. Deniz kızının soyundan geldilerine inanan Nivihlerin, gelenekleri gereği oymaktaki her erkek çocuk deniz onu tanısın, o da denize saygı duysun diye denizle dost olmaya zorlanır ve köyün bilgin yaşlısı ve iki en iyi balıkçı ile sefere çıkardı. Aytmatov bu kitabında, Kirisk'in (11) babası Emrayin, amcası Mılgun ve Orhan Dede ile birlikte çıktığı ilk deniz seferinde başlarına gelenleri ve Kirisk'in yaşı aynı kalsa dahi o seferde büyümesini anlatır. Yazar, uzlaşmayan iki doğa gücünün, denizle karanın boğuşmasını, insan aklı ile doğanın kör güçlerinin çarpışmasını düşündürecek biçimde bahsetmektedir.
1000Kitap
Deniz Kıyısında Koşan Ala KöpekCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 20215,8bin okunma
Zor ve sınayıcı bir aşk hikayesi...
Puan vermedi·160 syf.··
2024 100. kitabı
Kitapda; Alissaa ve küçük yaşlardan itibaren ona aşık olan Jarome'nin, ilahi aşkı birbirleri üzerinden tasfir etmeleri ile yaşanamayan bir beşeri aşkın öyküsü anlatılıyor. Jarome'ye olan sevgisinin ilahi aşkının önüne geçmemesi için, sevgisinden vazgeçmeyi göze alan, Tanrıyı düşündüğünde sevdiği adamın gözlerinin önüne gelmesinden, hatta kutsal kitabı dahi okurken sevdiği kişinin sesinden duyması Alissa'yı sonsuz bir kedere hapsediyor. Kitap da her ne kadar Alissa'nın erdem arayışı ve git gelli ruh hali beni olumsuz yönde etkilese de, Jarome'nin sevgisine olan bağlılığı ve vazgeçme ihtimalinin olmayışını bilerek okumak, hikayeyi daha etkileyici kıldı. Kitabın sonlarında Alissa'nın günlüğünden bir kaç kesit ile onu daha iyi anlama fırsatı buluyoruz. Kalp kırıklıkları ve hüzün ile dolu bu kitap sade ve akıcı dili ile yazarı tanımamız için tavsiye edilebilir.
Edebiyat & Roman
Dar KapıAndré Gide · Timaş Yayınları · 20214,515 okunma
Akıllısı seni bulmuyorsa, sen deliye ayak uydur.
Puan vermedi·68 syf.··
2024 98. kitabı
Eğitimli ve oldukça akıllı olan, başına gelen beklenmedik talihsizlikler sonucunda, psikolojik rahatsızlıklar yaşayan ve küçük bir kasaba hastanesinde altıncı koğuşa yatırılan, İvan Dimitriç Gromov ile doktora benzemeyen ve hiç bir zaman tıbba eğilimi olmadığını söyleyen, doktorun arasında geçen felsefi, siyasi ve toplumsal konular üzerine sohbetlerini konu alan bir kitap. Kitabı okurken doktordan daha çok Gromov'un söylemleri bana daha yakın geldi, Gromov insanları namuslu ve namussuz olarak ikiye ayırır ve maruz kaldığı adaletsizliğe, içinde yaşamaya zorlandığı berbat koşullara karşı çıkar. Andrey Yefimıç ise tüm bunları görmezden gelirken aynı zamanda durumu değiştirmek için hiç bir çaba göstermez. Kitap, Çehov'un da bize sorduğu soruların yanı sıra okurken de kendimize sorular sorup düşünmemize olanak sağlıyor. -Toplumun deli olarak adlandırdığı insanları hastanelere kapatmak zorunda mıyız? -Acıyı düşünmezsek çektiğimiz acı ortadan kaybolur mu? Yoksa acı hissettiğimiz kadar mı canlıyız? -Her türlü zorbalığa sessiz kalan bir toplumda adaleti aramak ne kadar doğru? -Eğer ölüm herkes için olan ve meşru bir sondan ibaretse insanların ölmelerine engel olmak niye? Altıncı Koğuş'u okurken, bu ve bunlara benzer bir çok soruyu kendime sordum. Bazılarına cevap almak ile birlikte bir çoğunu hala düşünüyorum...
1000Kitap
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,1bin okunma
Puan vermedi·517 syf.··
Beğendi
·
2024 92. kitabı
Jack London’ın yarı otobiyografik romanı Martin Eden, sadece bir aşk romanı değil, 20.yy'da sınıflar arasındaki düşünce ve değer farklarına, statü ve servetin Amerikan toplumundaki önemine yer vermekte. İşte romanda ki ana karakter olan Martin bu sınıf ayrımlarının oluşturduğu keşmekeler içerisinde başarı ve refah yolunda ilerlemeye çalışır. London bu romanında eğitimsiz bir proleteryanın aşkı uğruna, kendi çabaları ile başarılı bir yazara dönüşümünü anlatıyor. Bu hüzünlü bir çıraklıktan ustalığa geçiş öyküsü... Fakat Martin başarıya ulaştığı sırada bir şeyin ayırdına varıyor, insanların sadece paraya ve üne sahip çıktığı. Bu farkındalıktan sonra ise karşımıza çok daha farklı bir Martin Eden çıkıyor. Hayatı boyunca sevgiye aç olan Martin, Aşk söz konusu olduğunda mantığını dahi yok sayarken, sevdiği kadının, onu hayattan korkutmaya, biçimlendirmeye, bir burjuva kalıbına sokmaya çalıştığını düşünüyor. Hayattaki amaçları doğrultusunda açlığı ve sefilliği göze alırken, yaşamın, bir yanılgı ve utanç olduğunu düşünüyor. Tüm bu düşüncelerin ardından yaşamı adeta ızdırap veren bir hastalığa dönüşüyor. Kendisi sosyalist olmasına rağmen, sosyalizme karşı ve bireyci olan bir karakteri kaleme alarak, kendi düşüncelerini, karşıt görüşünü öldürerek savunan Jack London'ın, en sevdiğim romanlarından birisidir Martin Eden.
1000Kitap
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,7bin okunma