Okur

topluluk motivasyonu
(...) Bunun gibi nefis terbiyesi de bir rehber ve ekip hareketiyle verimli hâle gelir. İnsan çoğu kere ne yapacağını bilir ama nasıl yapacağını bilmez. Ya da yaptığı şeyleri sürdürebilir hâle getiremez. Bir cemaat veya sivil toplum kuruluşu bünyesinde hareket eden insanların ibadetlerinde daha istikrarlı olmalarının arka planında bu topluluk motivasyonu vardır.
Sayfa 206·Kitabı okudu
Okur
#301929341
Eğer biz de kaygılı anne babalarla büyüyüp kaygılı bir yetişkin haline geldiysek, ki bu hiç de şaşırtıcı değildir, hayatın pek çok anı bizim için zorlayıcı geçer. Çünkü her anda ve her alanda belirsiz, kaygı yaratacak durumlarla karşılaşırız. Rahatlamak ve esnek olmak bizim için kolay değildir; zaten pek alışık da değilizdir. Zamanla gergin ve öfkeli birine dönüşebiliriz. Hata yapma ve başarısızlık korkuları peşimizi bırakmaz. Çocuklarımıza veya iş arkadaşlarımıza karşı aşırı kaygılı, evhamlı davranabiliriz. Hatta bazen, "Benden bir şey istemeyin, benden bir şey beklemeyin" diyerek tepkisel, isyankâr bir tepki verebiliriz. Çünkü çok bunalmış, tedirgin ve boğulmuş hissederiz, huzursuzluk göğsümüze yerleşir. Rahatlamak için kendimizi alkolle, yemekle, işle uyuşturmaya başlayabiliriz ya da mükemmeliyetçi, belki de kontrolcü birine evrilebiliriz.
Sayfa 62-63·Kitabı okudu
Xiao isimli okura yanıt verildi
Okur
Buradan da sorabilirsiniz
Aslında yalnız kalmak, kendine dönmek, iç dünyaya bakmak; zaaflarımızı fark etmeyi, zorlandığımız anları, acıyan yerlerimizi, tetiklendiğimiz noktaları görmeyi sağlar. Bunlarla karşılaşmak, yüzleşmekten kaçınmamak insanı duygusal anlamda olgunlaştırır. Bunu yalnızken yapabiliriz. Yalnız bir şey izlerken, yalnız bir şey okurken ya da yalnız çay içerken. Denizi izlerken, ufka bakarken. Kendimizi ve düşüncelerimizi anlamaya çalışırken, Bunu yapamadığımızda tetiklenmelerimizi, düştüğümüz tuzakları görmek de mümkün olmaz. Biraz yüzeyde bir hayat yaşarız. Kör noktalarımız olur. Bu kör noktalar ışığa kavuşmadığında hep böyle emaneten yaşayan, yüzeyde, farkındalığı düşük, sığ bir insan olarak yaşlanırız. Çok yazık değil mi?
Sayfa 32·Kitabı okudu
Okur
#292216139
Zihnimize, "Telaş etme, baş edilemeyecek, geçmiştekine benzer bir durum yok. Olup bitenler yalnızca bugünle ilgili" diye bilmek için işte bunları fark etmek gerekir. Nereden, nasıl bir kablo geliyor? Nerede ucu açık bir kablomuz var? O konuda nasıl bir hassasiyetimiz var ki bugün alışveriş yaparken karşılaştığımız, aslında bizimle hiç de ilgisi olmayan birinin davranışı bizi böylesine tetikliyor? Hadi beraber düşünelim; bizi neler tetikler? Hangi durumlarda kendimizi yönetebilme becerimizi kaybeder, haklıyken haksız duruma düşeriz? Mesela, birinin baskı hissettirecek kadar talepkår olması? Birinin sebepsiz görünen gergin, huzursuz tavırları? Alaycı, üstten bir bakış? Kendine acıyan biri? Karamsarlık? İşleri erteleyenler? İşini iyi yapmayanlar?.. Şunu unutmayın ama bunlar herkesi rahatsız edebilir. Bizim ilgilenmemiz gereken şey, bütün bunlara neden aşırı tepki verdiğimiz. Bu, neden önemli peki? Çünkü bir şey bizi tetikliyorsa, ona üzerinde düşünülüp tasarlanmış bir cevap vermemiz çoğunlukla mümkün olmaz. Tetiklendiysek, verdiğimiz karşılık tepki olur.
Sayfa 28·Kitabı okudu
Okur
#292215208