PERS IMPARATORLUĞU'NUN ÇÖKÜŞÜ
hiçbir asker de seferin Anadolu'nun fethi şöyle dursun, Levant, Mısır ve Mezopotamya'ya kadar sürdürüleceğini aklından geçirmiyordu bile. Şimdiyse, Pers Kapıları'ndaki karşılaşmanın üzerinden yaklaşık bir hafta geçtikten sonra savaşın nihai hedefi görünürlük kazanmıştı.
Hüsran başlangıcını Diodoros şöyle tanımlar:
Persepolis Pers Krallığı'nın başkentiydi. İskender Makedonlara bu şehrin bütün Asya'nın nefret yuvası olduğunu anlattı ve saraylara dokunmamak kaydıyla, yağmalamaları için şehri onlara devretti. Zenginlik ve refahta eşi benzeri görülmemiş bir şehirdi burası ve şehir sakinlerinin evleri de yıllar yılı ihtişam ve zenginliğin her türlüsünden payını almış, donatılmıştı. Makedonlar birbirleriyle yarışırcasına, karşılarına çıkan her erkeği kılıçtan geçirip evleri yağmalamaya koyuldular. Evlerin çoğu sıradan insanlara aitti ve içleri gani gani ev eşyası ve değerli takılarla doluydu. Bol miktarda gümüş ve hiç de az sayılmayacak kadar altınla birlikte erguvani renkte, altın sırmalarla işlenmiş paha biçilmez kıyafetler muzaffer Makedonların ganimeti oldu...
Makedonlar bütün günü kenti yağmalamakla geçirdiler, lakin açlıkları bir türlü dinmek bilmiyordu. Gözlerini öylesine bir yağma hırsı bürümüştü ki, sen daha fazla aldın, ben daha fazla aldım diye birbirlerine düşmüşler, işi silah arkadaşlarını öldürmeye kadar vardırmışlardı.