Anadolu insanı sabırla acıya katlanıyor,sabırla yokluk,yoksulluk,açlıkla baş etmeye çalışıyorsa, bunun kaynağı işte bu Nasrettin Hoca bilgeliğindedir. İnsanı adam eden,hoşgörülü zekâsıdır.İnsanın içini temizleyen sağlığıdır.
Genç nesle tek bir nasihatim olacak: Anadolu insanını tanımadan ölmeyin.
Kitap müzayededen alınan bir el yazması kitabının okunması ile baslıyor. Kitabın bir bölümünde yer alan "Yek Cinayet Şast u Şeş Suâl" yani " 1 Cinayet; 66 Soru"adlı kısım kitabı oluşturuyor.
Olaylar evlendiği gece karısı öldürülen ve suç üstüne kalan Kara Şahin etrafında cereyan etmekte. Zevki sefanın bol fitne fesatın çok olduğu ve Patrona Halil İsyanı'nın çıktığı işin sonunda padişah 3.Ahmet'in tahtan hal edildiği bir dönem olan Lale Devri'nde suçsuz olduğunu ispat etmeye çalısan kendisinin bildiğinin dısında aslında bambaşka birisi olan ve saraydan öldürülmesi için onu arayanların oldugu bir adamdır Kara Şahin. Sırf katilleri bulmak ve aynı zaman da tanınmamak için suratını değiştiren, dilencilik,devrişlik ve saraya kadar girmeyi başaran Şahin gerçeklere her gecen gün biraz daha yaklasır. Bu yolda kendisine yardımcı olan yol arkadasları da vardır. Ölen karısının elinden aldığı lale soğanının onu katile götüreceğini düşünür ve laleler konusunda uzman olan Hafız Çelebi'ye gider. Hafız Çelebi soğanın ikiz oldugunu ve kendisinden çalındıgını söyler. Soğanı ekerler adına da kitaba adını veren Katre-i Matem derler.Bu kadar spoi sanırım yeter
Kitabı okurken keyif aldım. Başta bu ne anlatıyor karısık diyebilirisiniz ama ilerledikçe olayların birbiri ile bağlantısı kuruluyor ve heyecan,merak başlıyor. Sonu her ne kadar acık bırakılmıs gibi gelse de ben kendimce sonunu mutlu bitirdim....
Şimdiden okuyan ve okuyacak olanlara keyifli okumalar....