İnsanın insana duyduğu düşmanlık ne denli köklü, ne denli derin ve çılgınca: Tek bir düşünce, tek bir sınır için insanlar gelecek kuşakların arasına ölüm ekmeye hazırlar.
Okumak, belliğimizin içinde küçük bir bahçe yaratmaktan başka bir şey değildir. Her güzel kitap bu bahçeye yeni bir nesne, bir çiçek tarhı, bir minik yol veya yorulduğumuzda dinlenebileceğimiz bir bank ekler. Yıllar yılları, okumalar kovaladıkça bahçe bir parka dönüşür ve parkta bir başkasıyla karşılaşıveririz. Aynı bizimki gibi bir arkadaş keşfederiz, ya da - neden olmasın- bir aşkla burun-buruna geliriz, ya da en azından özellikle karanlık ve sıkıntılı bir günde biraz soluk alabileceğimiz bir yer olur burası. Okumak bir görev değildir, sonunda kim bilir hangi şifayı bulacağımızı umut ederek başımıza diktiğimiz bir kadehtir. Okumak kendimize anılar ve heyecanlardan oluşan küçük bir hazine yaratmaktır ve bu hazine aslında hiç kimseninkiyle aynı olmasa da başkalarıyla ortak noktalar bulmamıza yarar.
İnsanın koşulları sanki çok mu değişik?
Sanmıyorum, çevreme baktıkça, yazgılarından sapmış insanlar görüyorum, gördüklerim köksüz ve yapraksız insanlar, narsistçe kendilerini sevdiklerini sanıyorlar ve gerçekte kendilerini hor görüyorlar, mutsuz ama ilk ve en büyük mutsuzluğun, özellikle kendi kayıtsızlığından kaynaklandığını kabullenmeyi beceremeyen insanlar bunlar.
Kötülük bizim en derin doğamızın bir parçasıdır; kötülük kolaydır, sıradandır, kendiliğindendir; kötülük için çaba harcamaya gerek yoktur, direniş de görmez. Kötülük kestirme bir patika iken, iyilik aşılması gereken bir yoldur. Yalnız başına yürünecek, tatsız, güç ve genellikle de şöhretli olmayan bir yoldur; ve bu yolda pek çok kez tökezlenip düşmek işten bile değildir.
***
İyi insanlar yoktur, sadece bilinçli ve bu yolu yürümeyi kabullenmiş insanlar vardır; onlar, alışılmışın yüzeyselliğini ve önyargının tuzaklarını reddeden kişilerdir; kaldi ki bu önyargi, "geleneklere karşı" diye tanınan kişilerin yanılsama sonucu özgür gibi görünen zihinlerinde hızla gelişmektedir.
İyilik son derece ciddi bir şeydir çünkü kötülük son derece ciddi bir şeydir. Bu noktayı görmezden gelmek demek varoluşun en yüzeysel ve yavan katmanında yaşamaya mahkum olmak demektir. Gazetelerin modalarına uyarak elverişlilik ya da en basitinden tembellik nedeniyle iyi olunmaz. İyilik son derece zorlu bir yürüyüştür ve bu özelliği ile ölçülülüğün ne denli acil bir durum olduğunu bilir. Ve de gücün. Çünkü iyilik, sevgi gibi, ruhun o büyük sonsuz gücünü ister.
Arzu ettiğim tek şey, her şeye bir tekme atmak ve kendi yaşantımdan çıkıp yitmek, üstelik bütün bu yaşamı ben oluşturdum ve oluştururken de çok çaba harcadım.