Kenan ÖZ

Kenan ÖZ
@Kitabecus
Resim yapmak, Kitap okumak, Çevremi mutlu etmek ve mutlu olduğumu hissetmek.
MÜHENDİS
LİSANS
KARAMAN
136 okur puanı
Şubat 2015 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti
Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti. Acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı. Dünyaya olan kayıtsızlıkları bazan o kerteye varıyordu ki, kendilerine altın ve gümüşten, zevk ve safadan, lezzet ve şehvetten bir âlem kurup, keder ve ızdırap fikirlerinin kafalarına girmesine izin vermiyorlardı.
Sayfa 90 - İletişim Yayınları·Kitabı yarım bıraktı
Hayat ve İnsan
Aşkı Anlamak
Düşünebilsen, her hayvanda bulunan cinsel dürtü ile insana özgü bir olgu olan aşkı birbirine karıştırmazdın. Sakin ol, ben seni sabırla dinledim, sıra sende. İnsan geliştikçe yani insanlaştıkça, bu kör dürtüyü ehlileştirmiş, inceltmiş, güzelleştirmiş, yüceltmiştir. Aşk bu çok uzun gelişimin son aşamasıdır, ilkellikten kurtulmak, bencillikten arınmak, kendine tapmaktan kurtulmak demektir. Bir insanın yalnız güzelliklerini değil, çirkinliklerini, kusurlarını, yanlışlarını da sevmek demektir. Ama kendinden başkasını sevmeyen, bedenini kutsayan, kafası yerine bilmem nesiyle düşünen birinin aşkı anlamasını, övmesini beklemenin, bir kurbağadan arya söylemesini istemek kadar gülünç olduğunu bilirim.."
Sayfa 87 - Bilgi Yayınevi·Kitabı okudu
Aşk
Kıskanmak
Bu sözlere inanmamak mümkün değildi. Tahmine: - Biliyor musun kıskanmak ne demektir? Kıskanmak insanın zayıflığını itiraf etmesidir. Hiç kimseyi kıskanmamak ise herkesten güçlü olmak demektir. Ben senin güçlü olmanı istiyorum, Zaurcuk, herkesten güçlü olmanı istiyorum. Kendine güvenmeni bir de bana güvenmeni istiyorum Zaurcuk. Güven bana, inan bana. Ben sana ihanet etmiyorum, etmem. Beraberliğimiz süresince sana ihanet etmeyeceğim, Zaurcuk?
Sayfa 165 - Ötüken·Kitabı okudu
Aşk
Bir babanın konuşması
Akşamleyin babası Zaur’u odasına çağırdı. Babası yavaş, sakin, yeknesak bir tonla konuşuyordu. Hem çok uzundu konuşması, hem de kendisi ve Zaur bu konuşmadan dolayı üzgündüler. Zaur insana en ağır yaraların ancak en yakın adamlarca vurulabileceğine bir daha inandı. Tabi babasının konuşması annesinin bağırıp çağırmasından çok farklıydı; sözler, ifadeler de bambaşkaydı, ton da. Ama manâsı, içeriği aynıydı. Zaur bir de şunu fark etti: Babası konuşurken noktalama işaretlerine hiç dikkat etmiyordu. Onun nutkunda ne nokta, ne vürgül, ne ünlem işareti vardı. Babasının konuşması ardı arkası kesilmeyen, fasılasız, uzun, monoton bir monoloktu. Ne sesini yükseltiyordu, ne , heyecanlanıyordu, ne de dinlenmek için duruyordu. Noktasız, vürgülsüz, çok sakin akan bir ırmağın akışı gibi bitmeyen cümleler sarfediyordu.
Sayfa 148 - Ötüken·Kitabı okudu
Hayat ve İnsan
Evlenme zamanı gelince
Bunun için Ziver hanımın evde olmadığı bir zamanı seçmişti. Tabi5 dedi babası. ‘Biz isterdik ki her zaman seninle beraber yaşayalım. Ama sen de biliyorsun -bunu gizlemeye gerek yok-, annenin tabiatı serttir. Senin müstakbel karın melaike olsa da ikisi bir arada geçinemez. Ailede huzursuzluğa, dedikoduya ne lüzum var? Böyle olmasındansa işimizi baştan öyle ayarlayalım ki arada hürmet izzet kalsın. Zamanı gelmiştir, senin de evlenme meselesi hakkında artık düşünmen lazım. Bizim de artık dede, nene olma zamanımızdır. Adamakıllı ölç biç, iyice düşün taşın. O zamana kadar ev de hazır olur. İnşallah o vakte kadar tezini de savunursun.’ Babası hiç bir zaman onunla böyle konuşmamıştı.
Sayfa 41 - Ötüken·Kitabı okudu
Hayat ve İnsan