İnsan istiyor ki anası ile babası birbirini çok sevmiş olsun. Hiç olmazsa ilk başta. Oysa bizimkilerde yoktu böyle şeyler. Ne adlarının baş harfleri işlenmiş mendiller. Ne kalp çarpıntıları. Ne kaçamak fısıldanan yeminler vardı.
Rüzgarın esmesine mani olabilir misin? Kar, beyaz yağmasın diyebilir misin? Tabiat karşısında zerre kuvvetimiz olmadığına inanıyoruz ama kaderi değiştiremeyeceğimizi kabullenemiyoruz.
"Ne bu tantana?" Diye seslenmiş Naze. Tepsiye yaydığı pirinçleri ayıklamakla uğraşmaktaymış. Pembe iç geçirmiş. " Hiç Dans ediyorduk sadece." "Nerden çıktı bu şimdi?" dermiş Naze. "Orospu mu olacaksınız başıma?"...