Bir zaman, yalnız veda, yalnız bekleyiş ve karşılamalardan örülü günlerim vardı. Ve kuşkulandım, kaçtım, ve gizlendim... Beni tutuklamaya geleceklerini düşündüm hep. Sonra bunu hiç kimsenin beceremeyeceğini anladım. Bunu kendi kendime sağlamıştım ben. Hayatı böyle denemiştim.
Bu adamlar kendi rızaları olmadan bu can pazarının içine doğmuş, ellerinden başka bir şey gelmediği için bunun bir parçası olmuştu; hapiste olmak onları utandırmıyordu çünkü oyun başından beri adil değildi, zarlar hileliydi.
Meyhaneci bölgedeki büyük siyasilerin hepsiyle sıkı fıkıydı; bu gibi insanlarla sorun yaşamanın ne demek olduğunu zaten biliyorsanız, istenen parayı verip çenenizi kapamanın daha iyi olacağını da bilirdiniz.
"Bir resme bakan, bu resmin neyi betimlediğini, gerçeklikteki bu ya da şu kimsenin resmi olduğunu öğrenir; bundan ötürü de resme hoşlanarak bakar. Fakat resmin ilgili olduğu nesne eğer tesadüfen daha önceden görülmemişse, o zaman taklit olan bu resim, böyle bir taklit yapıtı olarak bakanda bir hoşlanma duygusu uyandırmaz; tersine, teknik yetkinlik, renk yahut bu tür herhangi bir nedenden ötürü bir hoşlanma uyandırabilir."