"Yeterli değil! Artık hiçbir şey istemiyorsun. Başkalarının senin adına istemesine izin veriyorsun, bu senin suçun. Nefret ettiğin bir şeye teslim oluyorsun ve bunun için hayatını feda ediyorsun. Neden inandığın bir şey için yapmıyorsun? Kendi düşüncelerin için akacak kan: güzel! Fakat neden bir yabancı için aksın? Ferdinand unutma, özgür kalmayı yeterince istersen karşındakiler nedir ki, sadece: Kötü kalpli aptallar! Yeterince istemezsen ve seni elde ederlerse, aptal olan sensin!"
"Birey her zaman kavramdan daha güçlüdür, fakat sadece kendisi olarak, kendi iradesi ile kalmak zorundadır. Yalnızca insan olduğunu ve öyle kalmak istediğini bilmesi gerekir, işte o zaman çevresindeki, insanları uyuşturan vatan, vazife, kahramanlık gibi kelimeler artık yalnızca kan; sıcak, canlı insan kanı kokan klişe birer sözcük olur. Dürüst ol, vatanın yaşamın kadar önemli mi senin için? Şanlı hükümdarları alaşağı eden bir eyaleti, resim yaptığın sağ elin kadar seviyor musun? Kendi düşüncelerimizle ve kanımızla içimizde inşa ettiğimiz görünmez adalet dışında bir şeye inanıyor musun? Hayır, biliyorum bunu, hayır! Bu yüzden eğer gitmek istersen, kendine karşı yalan söylemiş olursun..."
"Yalnızca istemediğini göstermelisin. Teslim olamazsın. Bütün mesele şu: Senin hayatını, özgürlüğünü, her şeyini istediklerini unutma. Karşı koymak zorundasın."
"Ben zaten artık burada değil, orada yaşıyorum. Dünya yıkılışa giderken kendin için çalışmak suç şimdi. Artık kendin için bir şey hissedemez, yalnızca kendin için yaşayamazsın!"