Bazı kitapları anlatmak neredeyse imkansızdır. Burada benim felsefe konusundaki yetersizliğim ve kitabi bilgimde dahil olduğu için olayı sadece sizlere yüzeysel olarak aktarabilirim.
Öncelikle
Her okur bir kitaba başlarken hayatına yeni bir karakter sokar diye düşünürüm. O karakter bize arkadaş olur bazen ailemizden biri olur ya da çevremizden birine benzer. Ve her okurun da o karakteri
İlmin iyisi kötüsü yoktur. İlimde hizmet ve hiyanet
yoktur. İlimde temizlik ve pislik anlamsızdır. Her zaman ve her yerde ilim ilimdir. İlim, kafir ya da müslüman, halk veya halk düşmanı, hain veya hadim kısaca herkes için birdir!
Gerçek anlamda muazzam bir kitap okudum. Zaman zaman beyninizin koridorlarında sıkıştığınızı hissedeceksiniz. Konu felsefe olunca ve burada en önemli filozofları okuyor olacağınız için bunu baştan kabul edin. Ama sanıldığının aksine kitabın her yeri paradokslardan oluşmuyor. Belki biraz Hegel'in kayıp dünyasında dolaşmak sizi bir parça zorlayacaktır. Ve bazen anlaşılması zor olan Nietzsche (zaten genelde hayatı anlatılmış) sizi farklı kulvarlara taşıyacaktır. Felsefi akımda bütün filozofların birbirlerinden etkilendiğini söylemek şüphesiz bu kitabı okuyan için çok kolay bir söz haline geliyor. Zaten kitapta her fırsatta bu dile getirilmiş. Tabi burada E. Kant, Hegel ve diğerleri bazen sizi çelişkiye düşürebilir. Şahsen zihnimin çoğu yerde değil belki ama bazı yazarlarda beni çok zorladığını söylemek istiyorum. Her şeyi de anlamak zorunda değilsiniz. :) Bazı yerleri bu yüzden hızlı okuyup geçtim. Ama kitap, gerçekten bir hazine niteliğinde. Felsefenin soğuk duvarlarından korkanlar veya tereddüt edenler bu kitabı rahatlıkla eline alıp okuyabilir. Felsefenin F'sinden anlamayan ben için çok iyi bir başlangıç seviyesi olduğunu söylemeden geçemem. Ha! bu arada artık ciddi bilgi sahibiyim. O kitabı okumadan önceydi. :) Keyifli okumalar :)