Bugün yalnız farkına varıyoruz ki, Mussolini, Hitler, Hirohito birer kralcıktı sadece. Demokrasilerin üzerine saldıran bu yağmacılar ve kan dökücüler, aslında hiç de güçlü değildiler. Kralcıklar öldü ve gözden düştüler, gerçek derebeylikleri, Almanya, İtalya, Japonya yıkıldı, onlarla dünya basitleşti, yalnız iki dev kaldı ayakta, birbirlerine bakan iki dev.
Yazarlar, sanat için sanat tutumunu uzun zaman sürdürmekten suçludurlar. Bugün, durum iyice değişmiştir. Çünkü, kimse, ne sorumsuzluğa, ne de sanat için sanata inanıyor artık.
Bir başka deyimle, iki tutum var: Düzyazı ve şiir. Sözcükleri bir şeyi adlandırmak için kullanan yazardan istenecek şeyi, onları bir başka türlü kullanan kimseden, (yani, bir araya geldikleri zaman tuval üzerindeki renkler gibi, yeni etkiler yaratan nesneler gibi kullanan) kimseden İsteyemeyiz.
2008 Ekonomik Krizi sonrasında işini kaybeden Ricky ve ailesi borç batağındadır. Ricky ailesini bu borçlardan kurtarmak için bir kargo şirketinde işe başlar. Ancak teslimatlardan bireysel olarak Ricky’nin sorumlu olması, onun ve ailesinin hayatını kolaylaştırmak bir yana dursun, zorlaştıracaktır. Ricky ailesine zaman ayıramaz duruma gelir ve bu aile hayatını olumsuz etkileyecektir. sinemalar .com
youtube.com/watch?v=-UdhPLh...
Bugün akşam saatlerinde izlediğim bu filmi (henüz izlemediyseniz) özellikle tavsiye ederim. Bana da tavsiye edilmişti. Etkileyici filmin yönetmen koltuğunda Ken Loach oturuyor. Türkçe dublaj izlediğimi de eklemeliyim.