Yazarlar, sanat için sanat tutumunu uzun zaman sürdürmekten suçludurlar. Bugün, durum iyice değişmiştir. Çünkü, kimse, ne sorumsuzluğa, ne de sanat için sanata inanıyor artık.
Bir başka deyimle, iki tutum var: Düzyazı ve şiir. Sözcükleri bir şeyi adlandırmak için kullanan yazardan istenecek şeyi, onları bir başka türlü kullanan kimseden, (yani, bir araya geldikleri zaman tuval üzerindeki renkler gibi, yeni etkiler yaratan nesneler gibi kullanan) kimseden İsteyemeyiz.
2008 Ekonomik Krizi sonrasında işini kaybeden Ricky ve ailesi borç batağındadır. Ricky ailesini bu borçlardan kurtarmak için bir kargo şirketinde işe başlar. Ancak teslimatlardan bireysel olarak Ricky’nin sorumlu olması, onun ve ailesinin hayatını kolaylaştırmak bir yana dursun, zorlaştıracaktır. Ricky ailesine zaman ayıramaz duruma gelir ve bu aile hayatını olumsuz etkileyecektir. sinemalar .com
youtube.com/watch?v=-UdhPLh...
Bugün akşam saatlerinde izlediğim bu filmi (henüz izlemediyseniz) özellikle tavsiye ederim. Bana da tavsiye edilmişti. Etkileyici filmin yönetmen koltuğunda Ken Loach oturuyor. Türkçe dublaj izlediğimi de eklemeliyim.
Bir İspanyol gemisinde yaşanan bir köle ayaklanmasını konu alan “Benito Cereno”da Melville, denizcilik ve gemicilik deneyimlerinin yanısıra, insanın kötü güçlere karşı savaşımını sergiliyor, dramatik bir anlatım ve ahlaksal bir öykü kurgusu içinde. Dramatik simgelerle bezenmiş süslü bir edebi dille yazılmış olan öyküde, aslında çoğu yazısında olduğu gibi, “göze görünenin” altındaki asıl büyük gerçeği irdeliyor Melville.