Mina
Bazı kitaplar olaylarıyla değil, bıraktığı hisle akılda kalıyor… Mina benim için tam olarak öyleydi.
Sessiz bir çocuğun dünyasına sabırla dokunan bir babaanneyi okumak çok etkileyiciydi. Özellikle sevgiyle yaklaşmanın bir insanı nasıl değiştirebildiği çok güzel işlenmiş.
Sıcacık, huzurlu ve umut veren bir hikâyeydi.
Komiser Muharrem Baltalı Hano'nun Peşinde
Klasik polisiye sanıp başladım ama daha çok insanın karanlık tarafını anlatıyor.
Karakterler gri, bu da hikâyeyi daha gerçek yapmış.
Akıcı, merak sürekli canlı.
Sonu da tahmin ettiğim gibi değildi.
Gerilim sevenler için net okunur.
Elmas’ın Kanatları
Elmas’ın Kanatları bende olaydan çok bir his bıraktı. Okurken sürekli ‘bu bana neden tanıdık geliyor?’ diye düşündüm.
Bazı cümlelerde durup kaldım. Çünkü anlatılan şey hikâye gibi değil, sanki içimde zaten olan bir duygunun adı konmuş haliydi.
Hızlı okunacak bir kitap değil bence… sindire sindire gidiyor. Ama bu kötü değil, aksine daha çok içine çekiyor.
Bitirdiğimde aklımda sahnelerden çok hisler kaldı. Ve bu, uzun zamandır okuduğum kitaplarda yaşamadığım bir şeydi.